Ana Sayfa YAZILARIM Sanat Yazıları “ZAMAN YÖNETİMİ”

“ZAMAN YÖNETİMİ”

0
100

 

Sar sar, sar makarayı, çöz çöz çöz makarayı.” Çocukluğumda da söylenen bu tekerleme, iki ucu sonlu şeylerin anlaşılmasında örnek olarak kullanılabilir. Özellikle sonlu oyunlar, tıpkı matematikte çözüm ve sağlama işlemi gibidir.  Baştan sona ya da sondan başa doğru anlatımla oyunu ve hamlelerini tanımlayabiliriz. Oysaki zaman sonsuz ve evrensel bir kavram olduğundan, hiçbir zaman onun ne olduğunu ve ne yöne ilerlediği tam olarak tanımlayamayız.  Nasıl uzayı ölçemiyorsak,  zamanı da ölçemeyiz. Çoğu kez onu, dün, bugün, yarın, geçmiş, şimdi, gelecek gibi dilimlere ayırırız. Bir noktayı başlangıç sayıp,  nehir misali zamanın da akıp gittiğini ve ileriye doğru işlediğini varsayarız. Oysa bu ölçümleme tamamen insanın yakıştırdığı bir şeydir.   Bununla birlikte ömrümüzün en değerli kaynağı zamandır.

Zaman öyle bir şey ki yaptığımız işle veya uğraşla ilgili olarak da önemi değişebilir. Kaynağını bilemediğim bir metinden alınan şu sözler zamanın yaşamımızda değişken değerini kavramamızı kolaylaştırıyor. “Bir sene’nin değerini anlayabilmek için sınıfta kalan bir öğrenciye sorun. Bir Ay’ın değerini anlayabilmek için prematüre bir bebeği dünyaya getiren anneye sorun. Bir Hafta’nın değerini anlayabilmek için haftalık bir derinin editörüne sorun. Bir dakika’nın kıymetini anlayabilmek için treni henüz kaçırmış bir kişiye sorun. Bir saniye’nin değerini anlamayabilmek için, bir kazayı kıl payı atlatmış birine sorun. Bir milisaniyenin değerini anlayabilmek için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan birine sorun.”

Hepimiz olimpiyat oyuncusu olmayacaksak da zamanı gereksiz yere kullanmamak için çaba göstermeliyiz. Püritenler zaman yönetimine çok önem vermeleriyle ünlü. Bir Püritenin boş yere zamanını almaktansa parasını ya da değerli başka bir şeyini almak daha kolaydır.  Latince’den tüm dünyaya yayılan “Vakit Nakittir” sözü zamanın önemi için değişik alanlarda kullanılıyor. Sık sık gereksiz birçok şeye zamanımızı ayırıp “zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz” diyerek şikâyet de ederiz. Bu nedenle zamanımızı yok yakından planlama ve değerlendirmemiz gerekiyor. Yoksa ömrümüz gelip geçerken boşa da kürek çekmiş olabiliriz.

Bu nedenle zamana nasıl baktığımız çok önemli. Yaşamımızda pek çok şeyi az vakitte yapacağımız kanısıyla bütün vaktimizi alabileceğini fark edemeyiz bile. Bir duvar yazısında “Yapacağımız iş için ayıracağınız zamanı, düşündüğünü, bir sonrakiyle çarp diyor. Saatse gün, günse hafta, haftaysa ay, aysa yıl, yılsa bütün bir ömür.” Bu nedenle yaşamımızın boşa akıp gitmeden önceliklerimizi belirlemek de yarar var. İnsan şüphesiz ki pek çok alanda çalışma becerisine sahip olabilir. Bir den fazla yeteneği de olabilir. Ancak her şeyi yapmak her zaman verim getirmez. Hele ki çalışma yaşamı içindeki pek çok kişi için bu daha da önemlidir.

Dünya çapında dört yüz binden fazla satış yapan John Adair“Etkili Zaman Yönetimi” adlı kitabında bu konuda pratik önerilerde bulunuyor. Ömer Çolakoğlu’nun Türkçeye çevirdiği kitap Babıâli Kültür Yayıncılık tarafından yayımlanmış. Etkili zaman yönetimi konusunda daima programlı olmanın önemi üzerinde durulur. Ancak haftalık, aylık ya da yıllık programlarda, insanın gün içinde değişen durumları karşısında alt üst olabilir. Bu nedenle kitap herkese uyabilecek hazır bir reçete yerine “kişisel bir zaman anlayışı geliştirmenin” önemi üzerinde çok duruyor. Çünkü hepimizin bir işi yapabilmekte verimli olduğu zamanlar farklıdır. Kimisi için akşam saatleri uygun olabilecekken, bazılarımız sabah saatlerinde daha iyi olabiliriz. Bu nedenle pek çok şeyde olduğu gibi zamanımızı etkili ve yararlı olabilecek şekilde kullanabilmemiz kendimizi tanımakla mümkün. Ya değilse zamanımızın nasıl akıp gittiğinin farkına varamayız. Sar sar sar makarayı, çöz çöz makarayı deyip bir kısır döngü içinde dönüp duruyor olabiliriz. “Vakit Nakittir” deniliyor.  Oysaki:

 

VAKİT HAYATTIR!…

 

 

4 Ekim 2006 Çarşamba Anadolu gazetesi

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here