YUNUS EMRE’DE İNSAN VE SEVGİ YUSUF ÇOTUKSÖKEN

0
115

29 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Sanat Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Dil Derneğinin ortaklaşa düzenledikleri “2. Eskişehir Yunus Emre Şiir Buluşmalarında” Yusuf Çotuksöken Yunus Emre’de İnsan ve Sevgi konulu bir konuşma verdi.

Yusuf Çotuksöken’i dil üzerine yaptığı çalışmalarından biliyoruz.  Marmara Üniversitesinde Türk Dili ve Yazın dersleri vermektedir. Atatürk’le ilgili yaptığı pek çok araştırmanın yanı sıra Türkçe Üzerine -1 Denemeler-Eleştiriler adlı kitabının da yazarı olan Yusuf Çotuksöken kendisiyle yapılan bir konuşmada: “Her yazım küçük bir araştırma ürünüdür. Kimi yazılarımda kişisel gözlem ve deneyimlerimin yanı sıra izlenimlerimi de yansıtmaya çalıştım. Şu gerçeği altını çizmeliyim: Türkçe’nin inceliklerini, sorunlarını, gizlerini araştırma yaparken daha çok da öğretirken sezdim, öğrendim” diyor.

Yunus Emre’ de İnsan ve Sevgi konusunda yaptığı etkinlikte de bir araştırmasını sundu. Araştırmasında Yunus Emre’yi bir sevgi insanı olarak işledi ve şunlara değindi. “Her çağ ve toplumun kendine has insan tipleri yaratır, Türk toplumunda da: alp, alperen, veli, derviş, gazi tipleri vardır. Yunus Emre, bunlardan biri değildir. Yunus Emre’nin şiirlerinde Nıetzche’nin trajik insan tiplemesinin görülür. Trajik insan: İnsan-insan-doğa ilişkisinde kendi olanaklarını kendi gücüyle aşma çabasında olan insandır. Trajik varlık olan insan, sevgiyle var edilebilir. Ölümlü olmakla başa çıkabilmek üzere tek ümit, sonsuzluk arayışıdır. Bu çaba da ancak sevgi ve aşkla şekillenebilir.”

İşlediği bu tema üzerinde Yunus Emre’nin şiirleriyle bağlantılar kurarak açıklamalarda bulunan yazarımız: kinden uzak bir yaşam ve insan sevgine de vurgu yaparak “Ben gelmedim dava için/ Benim işim sevi için”  sözlerinde Yunus Emre’nin, pek çoğumuzun uzak kalamadığı kin duygusundan uzak kalmanın önemi üzerinde durdu.

Aşk ve sevgi kültürümüzde önemli bir yer tutuyor. Gönül zenginliği şiirlere, öykülere sinmiş durumda. Oktay Sinanoğlu’nun “Bye  Bye Türkçe” kitabının “Bye Bye Türkçe” makalesinde,  yabancı dillerin pek çoğunda, İngilizce dahil olmak üzere “gönül” kelimesi

geçmediği belirtilmektedir.  Bu nedenle yabancı dillerde, aşktan bahsederken, çoğu kez illetli bir tutum olarak tanımlanan saplantılı duygulardan ve tutkulardan bahsediliyor.  Yusuf Çotuksöken, tutku ve aşk ve sevi kelimelerinin, yabancı dilerde ki karşılığına örnekler vererek, Yunus Emre’nin şiirlerinde sevgi ve aşkı: insanın ve yaradılışın yüceliğini dile getirmek üzere kullanıldığını vurguladı. Tasavvufa göre: “Eşref-i Mahlûkat” olarak tanınan insan, kendini bilmesinden, evreni algılamaya kadar uzanan yolda,  bir değerler ve evrenin özeti olarak tanımlanır.            Yusuf Çotuksöken, konuşmasının sonunda: “Şiir gibi çetrefil bir alanda anlamaya çalıştığımız Yunus Emre’yi çoklu okuma yaparak anlamak gerektiğini ” söyledi.    Bu araştırmasıyla 2005 Yunus Emre Araştırma Ödülünü kazandı. Eskişehir Sanat Derneği, önümüzde ki günlerde bu araştırmayı yayımlayacağını açıkladı.

Yunus Emre’yi ve yaşadığı dönem ve günümüz içindeki anlam ve önemini kavramak açısından bu tip araştırmalar çok önemli. Yalnız Yunus Emre değil, yazınımızda önemli yer edinmiş, köşe taşlarını oluşturan kişilerin de yaşamları ve görüşlerinin yeniden değerlendirilmesinde yarar var.

19 Ekim 2005 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here