YUNUS EMRE VE TÜRKÜLER

0
118

Odunpazarı Belediyesi’nin    “Geçmişten Geleceğe Yunus Emre” projesi her gün biraz daha ilerliyor. Bu çalışma içinde Yunus Emre şiirleri, değişik müzik dallarında seslendirilerek 5 Haziran günü BKM de yapılan gala gecesinde izleyiciyle buluştu. Albümde ikisi enstrümantal olmak üzere on dört parça yer alıyor. İzzet Altınmeşe, Belkıs Akkale, Suat Suna, Baha, Murat Göğebakan, Fuat Saka, Erkan Oğur, İsmail Hakkı Demircioğlu, Onur Akın, Cihan Yıldız ,Gülay Yunus Emre şiirlerini değişik türlerde yorumluyor. Albümde Müjdat Gezen “İlim İlim Bilmektir” şiirini seslendiriyor. Ayrıca Erkin Hadimoğlu ve İlyas Mirzayev’in besteledikleri iki enstrümantal parça yer alıyor.

Âşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Kazak Abdal, Kaygusuz Abdal, Karacaoğlan gibi şairlerimizin şiirleri daha önceki yıllarda türkü, şarkı ve hafif müzik tarzında bestelenerek okundu. Hatta aynı şiirin değişik tarzlarında yorumlandığı da oldu. “Uzun İnce Bir Yoldayım” türkü, rock ve şarkı tarzında okundu. Yunus Emre’nin şiirleri ise bugüne kadar, genelde tasavvuf müziği içersinde yorumlandı. Pir Sultan dediğimizde nefesler, semahlar, Karacaoğlan dediğimizde gurbet ve sevda türküleri gelir akla. Yunus Emre’nin şiirlerinin de türkü olarak okunması sevindirici. Yunus Emre bir derviş olduğu kadar halk ozanıdır aynı zamanda. Sehl-i Mümteni ustası olarak bilinen Yunus Emre yalın söylemi türkülere ne kadar da uygun düşer.  Bu çalışmaların bir kısmı olan “Yunus Emre Şiirlerinin Türk Halk Müziği Beste Yarışması” bunun da güzel örneklerini oluşturur umarım. Önümüzdeki günlerde bunun da sonuçlarını göreceğiz.

Bu albümde Cihan Yıldız, besteci olarak öne çıkıyor. Cihan Yıldız’ı önümüzdeki günlerde besteciliğinin yanı sıra iyi bir yorumcu olarak da görebiliriz. Genç Besteci her sanatçının kendi yorumuna uygun olabilecek besteler yapmış. İşin bu yönü albümde bütünlük sağlamakla birlikte, bestelerin bazılarını işin alt basamağında bırakmış. Özellikle caz olarak Gülay’ın yorumladığı ‘Dertli Dolap” şiirinin prozodisinin caza uygunluğu gözden geçirlebilir. Dertli Dolap şiirinin coşkun ve duygusal yanı bu parçada yansımamış. İlyas Mirzayev gibi bir ustanın hazırlayacağı bir caz bestesine yer verilmesi daha yerinde olabilirdi.

Bu Gala’nın Eskişehir’de yapılmaması eleştiri aldı. Bu çalışmanın konser olarak şehrimize taşınması bu açığı kapatabilir. Ancak gönül bu gala veya konserin canlı olmasını dilerdi. Parçalarda yer alan neyin, piyanonun, bağlamanın birlikteliğini görmek izleyicilerde derin etkiler bırakabilirdi. Sanatçıların bazıları playback yapmakta zorlandılar. Orkestranın eşlik ettiği bir konser hem sanatçı hem de izleyici açısından unutulmaz bir anıya dönüşebilirdi. Modern dans gösterileri konsere renk katarak, canlı gösteri açığını bir nebze kapattı. Sanatçıların Yunus Emre adına bir şey yapmaları onları hem heyecanlandırmış hem de Yunus’a yakışır olma konusunda kaygılandırmıştı. Ancak bu işi gönülden desteklemişlerdi. Gece boyunca hepsi izleyiciye barış ve sevgi ye ilişkin mesajlar verdi. Özellikle Onur Akın: “Özellikle yaşadığımız şu dönemde toplumdaki bireyleri ortak paydada buluşturacak insanlara ihtiyaç vardır. Yunus Emre ayırıcı değil birleştiricidir. Türkmen, Çerkez, laz, kürt… yani herkes tarafından çok seviliyor” dedi.

“Geçmişten Geleceğe Yunus Emre” projesi gelişime ve genişlemeye açık bir proje. Odunpazarı Belediyesi’nin Yunus Emre’yi anlamak ve anlatmak çabasının çoğalarak devam edeceği görülüyor. Bu çalışmaların yalnız Odunpazarı Belediyesi bünyesinde kalmayarak diğer sanatçılar ve kurumlar için özendirici olmasını dilerim. Çünkü Yunus Emre hakkında yapılacak çok şey var. Özellikle şiirlerinin incelenmesi yeni bilgiler açığa çıkaracak.  Önümüzdeki günlerde bu çalışmaların sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. İş ki yüreğimiz sevgiyle ve barışla dolsun.

 

 

 

11 Haziran 2006 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here