Tuvalet Bilinci

0
70

Şehirden henüz el ayak çekilmemiş. İşten sonraki vakitte yemeğe gidilmiş eve dönme vakti. Yakın çevrede fırın, manav, küçük otel, lokanta ve meskenler var. Yolun öbür yanında şehrimizin gözde mekânı Haller Gençlik Merkezi. İçerde hayat cıvıl cıvıl. Biraz ötede umumi tuvalet var.   İnsanlar özenle henüz alışverişlerini bitirmemiş, evlerine dönmemiş. Aaa o da ne! Adamın biri tren yolu duvarına işiyor.  Ve ağzımdan fırlayıveren bir söz. “Buraya İşeyen Eşektir!”

Bugünlerde toplumsal sağlık için sigara konusunda yasaklar geliştiriliyor.  Orda burada sigara içmeye parasal cezalar da getiriliyor. Ancak toplumsal yaşamda adaba aykırı davranışlar ahlak kuralları içinde sayıldığından, yaptırımları da sadece kınama ve ayıplamayla sınırlı. Çok kızılırsa tıpkı yukarıdaki söz gibi bir küfür savuruyoruz.(bu da başka bir kirlilik ya neyse) Ancak bu, durumu düzeltmeye genel olarak yetmiyor.

Toplumsal düzen bir yandan kurallar belirliyor bir yandan da kural çiğnemekten de için için hoşlanıyoruz. Trafikte ışığı beklemiyoruz. Kentimizde fazla üst geçit yok ama olan yerlerde de fazla kullanılmadığı biliniyor Az ilerdeki yaya yolundan geçmeyi akıl edemiyoruz. Tıpkı, anlattığım olayda, Haller Gençlik Merkezinin yakın çevresinde bulunan tuvalete gitmenin akıl edilmediği gibi. Dışarıdan gelen pek çok kişi şunu soruyor. “Ya! Eskişehir’de neden yayalar yolun ortasından yürüyor?” Ben bu sorunun cevabını bilmiyorum. Ya siz.?… Sokaklara çekirdek kabuğu, otobüs bileti,  sigara izmariti ve bir sürü ıvıdık zıvıdık şeyleri atıyoruz. Porsuktaki bira şişeleri, kola kutuları vb şeyler azalsa da varlıklarını korumak için gizli gizli direniyorlar.

İnsanlığın gelişiminde en önemli şeylerden biri de hijyendir. Özellikle tuvalet kültürünün gelişimi sadece kişisel temizlik değil, çevre ve toplum sağlığı için de önemli. Bir düşünsenize Ortaçağ Fransa’sında yaşadığınızı. Tuvaletinizi lazımlıklı sandalyede yapıp sonra onu temizlemek zorunda olduğunuzu. Ya da eski köy tuvaletlerinde küçük suyollarına kurulan tahtadan etrafı çevrilen ama alttan açık olan bir tuvalette, özellikle zemheri ayında, her gün birkaç defa gitmek zorunda olduğunuzu. Bir de geldiğimiz nokta da peçeteli, sabunlu, kolonyalı temiz bir tuvalet. Tercihimiz hangisinden yana olabilir?

Ben ortaokula yeni başlamıştım. Okula giderken eskiden Yedilerde bulunan bir kafenin önünde Fransız bir turist kafilesi vardı. Tuvalet sordular. Benim de o zaman aklıma Alaaddin Parkındaki tuvaletler geldi. Turist bayanlar önce mideleri bulanarak çıkıyor. Ama çaresizlikten sonra tekrar içeri girmek zorunda kalıyorlardı… Yaşamımda ilk kez turistle karşılaşıyordum. Onlara yardımcı olabilmek için bir şey yapmak istedim ama sonuçtan şimdi bile üzüntü duyarım.

Tabi kentimizdeki durum şimdi daha iyi. Alışkanlıklarımızda değişiyor. Ailece alışveriş için çıkıldığında çarşı pazar dolaşılırken en olmaz yerde çocukların çişi için tuvalet aramak yok. Özellikle yeni alışveriş merkezlerinde tuvaletlerin ücretsiz olması iyi bir hizmet. Çünkü iki çocuklu bir aile uzunca sürecek bir yolculuk ya da alışverişe çıksa, ikişer sefer tuvalete girse fazladan bir masraf. Oysa bu para çocuklardan birinin yiyeceğini ya da defterini karşılar. Aslında yaşam alanı sayılabilecek merkezlerde, kapalı ya da açık alışveriş merkezlerinin tamamında tuvaletin ücretsiz olması daha yararlı olur.

Gelişen ve değişen bunca şeye rağmen, hala köprü altları, tren yolu duvarları, parkların kuytu köşelerinde kalmış ağaç dipleri tuvalet için kullanılıyor. Yaz günlerinde gecenin ilerleyen saatlerinde parklarda ve sokak aralarında içki içen insanlar da ayrı bir sorun. Kentimiz bir kültür kenti haline getirilmek istenirken, yasaklayıcı tedbirlerin yanı sıra davranışsal değişiklikler yaratmak için bilgilendirici, özendirici afişler yapılabilir. Çünkü hiçbir duvar üzerinde “Buraya işeyen eşektir!” yazısı, işi ve çişiyle kirlenmek istemez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here