Ana Sayfa YAZILARIM Sanat Yazıları Türk-Kore Dostluk Gecesi

Türk-Kore Dostluk Gecesi

0
100

 

Köyümüzde Koreli denen bir adam vardı. Ona neden “Koreli” dendiğini büyüdüğüm yıllarda öğrendim. Anadolu nere; Kore nere? Ama insanlık garip bir yazgı içinde kendi tarihini oluşturuyor. Birbirini tanımayan insanlar, dünyanın değişik yerlerinde oluşturulan cephelerde birbirleriyle savaşmaya gidebiliyor. Hiç bir Anzak’lı asker bir Türkü ya da Anadolu’nun nerede olduğunu bilmiyordu. Ama bu topraklara savaşmak üzere geldiler. Muhtemelen bizim köylü “Koreli” amca da Kore’nin nerede olduğunu bilmiyordu.

2007 yılının Kore-Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yıldönümü olması nedeniyle karşılıklı kültürel düzenlemeler yapılıyor. Kore Kültür Müsteşarlığı, Kore Türk Derneği, Kore Kültürel Mirası Koruma Vakfı ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nce ortaklaşa olarak düzenlenen “Kore- Türk Dostluk Gecesi”nde  “Kore Geleneksel Kültür Gösterisi” yapıldı. Birkaç ilde de tekrarlanan bu gösteri de Kore halkının geleneksel dans ve müzikleri sergilendi.

Kore Nere; Anadolu nere?  demiştik. Bu gecede sergilen müzik ve danslarda Anadolu Kültüründe de var olan benzeri öğeleri gördük. Özellikle Şaman müziği Salpuli de kullanılan davul ve kavalın tanıdık sesi eşliğinde sergilenen dansta ve diğer danslarda bunları görmek mümkündü. Anadolu’daki özellikle Abdal kültüründe davul, zurna ve kaval önemli çalgılardandır. Ayrıca kuşları örnek alan danslarda yaygındır. Turnaları konu alan folklorik dans ve Türkülerimizi buna örnek verebiliriz. Hun’lardan beri Türk kültürü’nde koruyucu ruhun ve Şamanların sembolü olarak kullanılmış Turnalar, gerek Şaman kültüründe gerekse Kore’nin kültüründe özellikle de resmine çok konu olmuştur. Başlangıçta yer alan dans gösterisinde yine konu kuşlardı. Sanatçı,“İlkbaharda sabahın erken saatlerinde dallarda tüneyerek şarkı söyleyen kuşu”  Japonların milli giysilerinden ‘Engsam’ la ve çiçekten bir taç takarak yorumladı. Dünyanın her yöresinin farklı bir rengi ve ahengi olduğunu kültürlerinden görebiliyoruz. Kuş tüylerinden süslenmiş yelpazelerle sunulan dans gösterisinde Uzak Doğu’nun insanın zarafetine tanık olduk.

Öyküler, pek çok zaman müzik ve dansın da temasını oluşturur. UNESCO’nun “Dünya Eşsiz Kültür Mirası” olarak seçilen ve Kim Yong-Ja tarafından Kobap eşliğinde sunulan eser opera tarzında şarkı olarak seçilmiş. Aslan Dansı olarak geçen eğlenceli maskeli oyunla da dinsel bir tema canlandırıldı.( Aslanın kötü ruhları kovalayan bir güç olduğuna inanılıyor.) Gecede ayrıca gök gürlemesi, rüzgâr, yağmur ve bulutu temsil eden dört ayrı vurmalı çalgıyla yapılan müzik ve son olarak sahne alan grubun performansı da geleneksel müziğe çağdaş öğelerin katıldığı coşkuyu yaşattı.

Eskişehir’in Kore’den bir şehirle kardeş kent anlaşması yapması ve ve Kent Parkta yer alacak bir anıtın bulunacağı haberi de ayrıca sevindiriciydi. Bu türden gecelerde, insanlığın ortak duyumları olduğuna tanıklık ediliyor. Dünyanın bir ucundaki bir halkın müziğinde kullanılan bir çalgı sizin kültürünüzde de yer alabilir. O gecede Kore Cumhuriyeti Kültürel Mirası Müsteşarı Yu Hong_Jun’un şu sözleri çok anlamlıydı.”Geleneğimiz topluluğumuzdaki varlığımız kanıtladığı için sonsuza kadar kıymetlidir. Bu kuşakta, bu ülkede, bu alanda birlikte yaşamak rastlantı değildir. Bu bir kısmettir.”

Her zaman savaşlarla kirlenen dünyamızda sanat, birleştirici olmuştur. İnsanlığın sesinin, sözünün birliği ve ortaklığı sanatla kanıtlanmıştır. Bu nedenle etrafımızdaki sesleri iyi okumak gerek. Bu ortak yazgı, ses ve söz içinde köyümüzde bir Koreli vardı. Koreli bir sanatçı da kaval çaldı.

Köyünüzde bir Koreli olabilir. Koreli biri de kavalınızı çalabilir.

zehra çam