Ana Sayfa YAZILARIM Toplu Konutlar

Toplu Konutlar

0
111

Kent yaşamıyla birlikte gelişen toplu konut yapımları geçtiğimiz yıllardan beri Eskişehir’de de örneklerini vermeye başladı. Tepebaşı blokları, Raykent, Yenikent, Yunus Kent, Sultandere gibi semtlerin yanı sıra Ihlamurkent de yeni bir yerleşim yeri olmaya hazır. Toplu konutlar, bazılarına göre gecekondulaşmanın yeni biçimi bazılarına göre ise modern yaşamın bir uzantısı. Durum her ne olursa olsun zamanımızın vazgeçilmezleri arasında yerini aldı. Ayrıca Ev sahibi olmak konusundaki riskleri de azalttı.

Ev sahibi olmak kültürümüzde çok önemli bir yere sahip. “Dünyada mekân ahrette iman” sözüyle neredeyse mecburiyetlerimiz arasında. Bu nedenle çoğu kez dişten tırnaktan artırılarak ilk önce ev sahibi olmak öğütlenir. Başımızı sokacak bir evimiz olursa sanki sorunlarımız da bitecek diye düşünülür. İşte tam burada bir serüven başlar. Bugüne değin uygulanan yöntemlerle, uzun süreli taksitlerle edinilecek ev sahibi olma arasındaki farklara bir göz atmakta yarar var.

Özellikle kente göçen bir aile öncelikli olarak bir arsa satın alır. Kendisi evini yapmaya başlar. Ustalardan bazıları zamanında gelmez. İnşaat yaptırmak bir sinir harbine dönüşür. Ustaların kimisi işini güzel yapar kimisi yapmaz, sonucu önceden kestirilemeyen sorunlarla yüz yüze gelinir. Ev yarı yarıya tamamlandığında taşınılır. Bakım onarım derken evin inşası bittiğinde artık yeni bir ev değil eskimeye yüz tutmuş bir evle yüz yüze gelinir.

Başka bir yöntem olarak müteahhit firmaların yaptığı az ya da çok sayıda konutun bulunduğu bir SS Yapı kooperatifleridir. Bir miktar peşinat verilir. Aylık taksitlere ödemeler bağlanır. Ancak maliyetlerin yükselmesi nedeniyle konulan ek taksitlerle ödemeler zorlaşır. Uzun yıllar sonra ki bu tür kooperatiflerde teslimat en az beş yıl olarak belirlenir, bitti bitecek derken müteahhit parayı alır kaçar, insanlar ortada kalabilir. İyi niyetle ev bittiğinde ise kullanılan malzemeyle vaat edilen işler arasındaki farkları kapatmak için iç donanım mutfak dolapları, banyo, zemin döşemeleri yenilenir. Çoğu kez çevre düzenlemeleri sonradan yapılarak insanlar yeni bir eve taşınmanın yanı sıra neredeyse kırsal bir zorluk içine girerler. Her ne kadar oturma izni verilirse de bu türden yeni yerleşim yerlerine, ulaşım sorunludur ve yollar gecikmeli olarak önce stabilize, çook sonrasında ise asfaltlanır. Bu arada, arada bir yöneticiler para yedi diye yönetim el değiştirir yada müteahhit paraları aldı kaçtı diye sorun çıkar hatta cinayet bile işlenir. Kentimizde bu türden canlı örnekler yaşandı.

Ev sahibi olma sevinci bu durumlar karşısında “Evin mi ve derdin var” a dönüşüverir.

Ayrıca kentimizde deprem riskinin de yüksek olduğunu düşünecek olursak pek çoğumuzun oturduğu evin ileride yaşanabilecek depremde akıbeti belli değil. Gerçi depremden sonra fayansına bakarak ev almamak önerildi ama taksitle ev sahibi olurken fayansını bile görme şansınız yoktur. Bir de insan ev hayal eder ve evin yanı sıra bir düş satın alır. Ev almadan önce mühendis, hastalanmadan önce doktor olmak zorunda değiliz. Devletin mekanizmaları doğru işleyip doğru sonuçlar elde edilmelidir.

Geçtiğimiz günlerde Odunpazarı Belediyesince yaptırılan Ihlamurkent Toki konutları basına tanıtıldı. Bugüne kadar kentimizde yapılan konutlarla ilgili pek çok şeyler dile getirildi. Ancak konutlara baktığımızda yaşanırlı hale getirildiğini gördük. Çevre düzenlemeleri ve yolları yapılmış, alt yapıları tamamlanmış, evin iç donanımı olan banyo ve mutfak gibi kullanım yerlerinin dolap vb şeyleri tamamlanmış. Yaşam alanları, okullar, alışveriş merkezleriyle birlikte yeni bir kasaba olmaya hazır. İki binden fazla konutta on bin kişi yaşayacağı düşünülüyor.

Büyük şehirlerde yapılan bu türden mahallelerde ya gettolaşma yada suç oranları artıyor. Ancak Eskişehir için bunu söyleyemeyiz. Bilindiği gibi suç oranı düşük bir kentiz. Kentimizin çoğunun öğrenci ve memur, çalışanların oluşturduğunu ve değişik zamanlarda ve yerlerden göç aldığımızı düşünecek olursak bu türden yerleşim yerlerinin Eskişehir’e ayrı bir güzellik ve önem katacağını düşünmeliyiz.

Bir mekân içinde insan varsa güzel hale gelir. İnsanlar yaşadıkları yerlere yeni anlamlar katarlar. Bahçelerinde ağaçların, çiçeklerin olduğu, çocukların parklarda oynacağı bu mekânlarda yeni hayatlar filizlenecek. Kim bilir ara sıra dedikodular ve karı koca kavgaları olacaksa da pencerelerinden sızan ışık başkalarına sevinç verecek.

Ev sahibi olmak ve kent yaşamında yeni bir adım olan toplu konutlarla pek çok kentli sevinecek…

Zehra Çam

1 Temmuz 2007 Pazar Anadolu gazetesi

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here