Ticaret Odası ve Projeleri

0
96

İlerleme veya kalkınma herkesin ortak özlemidir. Hele ki bunu yaşadığımız kent için düşlemek. Kentimizin uzun yıllardır gündeminde yer alan İstanbul-Eskişehir ve İstanbul’un Akdenize ulaşımını kolaylaştıracak Bozüyük-Mekece yolu; sürekli fuar alanı; hava alanı; hızlı tren ve şehir merkezinden geçen demiryolu hattının yeraltına alınmasıyla ilgili sorunlar ve çözümleri hakkında uzun uzun yazılıp çizildi. Bu konularda oldu oluyor gibi ümitlendiğimiz zamanlar olduğu gibi özellikle öyle değil böyle olsun gibi tartışmaların da tanığı olduk.
Geçtiğimiz günlerde ETO Başkanı Cemalettin Sarar ve ETO Yönetim Kurulu üyelerinin, Ankara ziyaretlerinde, bu konular ilgili bakanlıklarla görüşülerek durumlar değerlendirilip kentimizin yararına sonuçlanacak kararlarla dönüldü. Eskişehir Cumhuriyetin ilk yıllarında büyüklük bakımından ilk altı şehir arasında yer alırken, sonraları bu durum değişerek gerilemiştir. Ancak bu durum Eskişehir’i daha az önemli hale getirmemiş, özellikle ulaşım yönünden önemli merkezlere yakınlığı nedeniyle önemini korumaya devam etmiştir. Buna kentimizde gelişen sanayimizi de katacak olursak daha kısa zamanda bu merkezlere özellikle İstanbul’a ulaşım önem kazanmıştır. Kentimizde bir hava alanı olmayışı iş yaşamını yakından etkiliyor. Hava alanı ve hızlı tren aracılığıyla Eskişehir belki de Adapazarı’ndan sonra bir uydu kent niteliğinde olarak sanayinin gelişmesi için yeni olanaklar sağlayacaktır. Bunlara bağlı olarak da sürekli fuar alanının Eskişehir’de olması hem yeni yatırımlar hem de Kongre Turizminin gelişiminin önünü açacaktır. Bölge İstinaf mahkemelerinden birinin Eskişehir’de açılması ve yeni adalet sarayının açılması da yargıda, kentimizin önemli bir merkez olma durumuna yeniden taşıyacaktır.
Tüm bu gelişmelerin havada kalmaması yaratılacak işgücüne bağlı olarak sağlıklı bir gelişme gösterebilir. Ya değilse olabilecek göç kontrol edilemezse Eskişehir kalabalık ancak fakir ve sorunlu bir kent haline dönüşebilir. Bunun için üretimde yer alacak kişilerin yetişmesine katkı vermek zorunludur. Eskişehir’de kurulacak üçüncü üniversitenin “Ticaret üniversitesi” olması bu açıdan çok önemli. Ayrıca programda sözü edilen ara eleman yetiştirmek üzere “Meslek Edindirme” projesinin bu planların sağlıklı yürümesine çok büyük katkısı olacaktır.
Özellikle kentimizde meslek edindirme kursları adı altında yürütülen faaliyetlerin, incik boncuk uğraşlarını hobi’den öteye götüremeyen çabalar olduğu görülüyor. Özellikle kadınlara yönelik tasarlanan bu faaliyetler iş gücüne dönüştürülemiyor. Oysaki organize sanayi bölgesi ve gelişmekte olan üretim sektöründe kalifiye ara eleman bulmak zor hale gelmiştir. Önümüzdeki günlerde açılacak çeşitli kurslarla bu açığın kapanması için uğraşılması sevindiricidir. Kentimizdeki sanayinin çoğunluğunun yan sanayi olduğunu dikkate alacak olursak, özellikle makineciler ve kaplama sektöründe bu ihtiyacın daha çok olduğu görülüyor. Dış Ticaret, toplam kalite yöneticisi de bu açıklardan biri. Konfeksiyon fabrikalarımızın çoğunda stilist ya da modacı çalışmıyor. Belki bu kapsamın dışında olabilir ancak sıcak sular da yatırım alanlarımızdan biri. Son günlerde cinleriyle gündeme gelen hamamlarımızda eğitimli masörler yok. Tıp fakültesinin ve fizyoterapi merkezlerinin olduğu bir kentte, eğitimli masörler için de masaj salonları açmak gibi yeni bir iş olanağı olarak düşünülebilir. Ya da yapılacak yeni bir hamam yatırımın hidroterapi merkezine dönüştürülmesi de kentimize yeni bir açılım sağlayabilir. Bu nedenle Meslek edindirme kurslarında bu konunun da yer alması yerinde olabilir.
İlerleme ve kalkınma hepimizin özlemi demiştik. Yapılan bir yatırımın diğerlerinin yolunu açması ve yeni güç birliklerinin oluşturulması zorunlu. Aksi halde her sektör kendi içinde debelenirken meydana gelen gelişme bu güç için yetersiz kalabilir. Ancak bu ilerlemenin çabuk olması kadar kontrollü olması da gereklidir. Bir reklâmın dediği gibi “kontrolsüz güç, güç değildir.”

zehra çam

11 Mart 2007 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here