ŞÜKRAN KARA

0
149

İnsanın serpilip gelişmesinde fiziki koşullar kadar sosyal koşullar da önemli. Sorunlar tartışılıp çözüm noktasına gelindiğinde “Eğitim Şart”  cümlesi çıkar ağzımızdan. Ancak bu eğitim dediğimiz kavram içi hemen doluveren kolayca çözümlenebilen bir şey değil. Ömür boyu sürebilecek bir çabadır eğitim. Sorun şu ki, hepimizin bu konuda eşit fırsatlara sahip değiliz. Özellikle eğitim ağırlıklı sosyal projeler, bu farkı kapatmaya yöneliktir.

Bu tür proje ve kurslara baktığımızda okuma yazma öğreniminden meslek edindirmeye, İngilizce’den bilgisayar kursuna kadar pek çok konu içeriyor. Ayrıca gençlerin üniversite vb sınavlarda başarılı olabilmeleri için açılan kurslar da var. Eski Tepebaşı Belediyesince Şarhöyük Mahallesi Belde evinde açılan bu kurslar, bugünlerde Büyükşehir Belediye Necatibey Meslek Edindirme ve Eğitim Merkezinde  de sürdürülüyor. 10 Ocak 2004 yılında açılan merkezdeki kursların koordinatörlüğünü Şükran Kara yürütüyor. Burada hali hazırda dar gelirli ve sıfır gelirli ailelerin çocukları, yetişkinler ayrı ayrı kurslardan ücretsiz olarak yararlanabiliyorlar.  Bu merkezde türkçe, matematik, üniversiteye hazırlık, İngilizce, bilgisayar öğreniminin yanı sıra, yetişkinler için açılan atölyeler, kütüphane, toplantı odası etüd, odası, seramik fırını bulunmaktadır.

Çağımızda değişen değerler arasında bilginin önemi gittikçe artıyor. Çocukları okuyan pek çok anne çocuklarına yardımcı olabilmek, ya da onlarla birçok şeyi paylaşabilmek adına da bu eğitimlerden özellikle İngilizce ve Bilgisayar kurslarından yararlanıyor. Bu yönüyle bu tür kurslar boş zamanları değerlendirme, hoşça vakit geçirmenin yanı sıra amaçlı bir eyleme dönüşüyor. Zira buralarda elde edilen bilgi ve beceriler günlük yaşam içinde yerlerini buluyor.

Özellikle Meslek Edindirme Kurslarında elde edilen beceriler, yine gereği gibi girişimlere dönüşürse kar da getirebilir. Bu konuda özellikle el-işleri, takı kursları, kırk yama, lületaşı gibi açılan kurslara katılıp becerilerini geliştiren kadınlarımız için pazar yaratılması teşvik edici olacaktır.

Bu tür çalışmalar da kurumlar kadar bu çalışmaları yürüten kişilerin de önemi vardır. Özellikle gönüllülükle yürütülen bu faaliyetlerin sürekliliğini sağlamak önemli bir sorundur. Şükran Kara bu konuda uzun yıllardan beri özveriyle çalışmaktadır.  Yard. Doç. Şükran Kara’nın böyle bir şeye gönül vermesi, üniversiteyle halkın buluşması açısından da önemli bir adım. Çünkü bireysel olarak birilerine yardım edebiliriz. Ancak bunun koordineli, bir iş haline getirilerek sürdürülen bir çalışma haline getirilmesi  daha güzel. Çünkğ insanın çabasının kalıcı olması için kurumsal girişimlerle desteklenmesi ve projelendirilmesi gerek. Ya değilse yaptığımız iş yalnızca bizim gönlümüz hoşnut eder ancak kalıcı olmaz.

Burada şehrimizin önde gelen hayırseverlerinde Süleyman Çakır’ın bir sözüne değinmek isterim. “İbadet ağaç altında da yapılır, ancak öğretim bina ister” der. Bina, sözcüğü anlamı yalnızca bir yapıyı değil, aynı zamanda yapılanmayı gerektiren organizasyon, donanım ve girişimi de kapsar. Çünkü doğru zamanlarda aldığımız eğitimler bina olmamıza (yapılanmamıza), ihtiyaç duyduğumuz ya da dar zamanlarda aldığımız eğitim yaşam içinde doğrulmamıza, hatta kötüye gidebilecek durumu düzeltmemize yol açar.

Kendi yokluklarımıza boyun eğmektense çaba gösterip kendimiz geliştirmek, bu konuda yapılan çalışmalara katılmak gerek. Her zaman öğrenmenin yaşı olmadığından bahsedilir. Yaşımız ne olursa olsun her zaman öğrenebileceğimiz şeyler ve edinebileceğimiz yeni beceriler olacaktır. Yeter ki çaba gösterebilelim. Şehrimizin bu konuda zengin olanaklara sahip.  Şükran Kara gibi pek çok öğretmeniz de gönüllü olarak iş başında.

10 Aralık 2006 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here