Ana Sayfa YAZILARIM Sanat Yazıları SEVGİ KÖSEM VE FOTOĞRAFLARI

SEVGİ KÖSEM VE FOTOĞRAFLARI

0
113

“Çok gezen mi bilir çok yaşayan mı” sözünü zaman zaman tartışırız. Bir insan çok gezebilir, ancak gördüğünden anlamlar üretmiyorsa, yeni bilgilere dönüştüremiyorsa gezmek eğlenceli bir uğraştan öteye gidemez. Kültür konusunda en çok beğendiğim tanım Atatürk’ün şu sözlerinde yer alır. “Kültür: görmek, anlamak ve görebildiğinden anlam çıkarmaktır.” Bu da birikim gerektirir ve uzunca bir süreçtir.

Sanatsal bilgi içinde benzeri şeyler söylenebilir. Sanatçı birkaç yoldan, sanat yoluna gelir.Sanatçı olmak hedefiyle, eğitim sürecinden sonra sanatçılığa adım atmak bunlardan biridir. Diğeri ise insanın sanatsal tutkusunun peşinden giderek yol almasıdır. Sevgi Kösem, ikinci yolu tercih edenlerden. Fotoğraf sanatına duyduğu ilgiyle birlikte, gezip gördüğü yerleri resmetmeye başlayarak, bunu sanatsal görüntülere dönüştürüyor.

EFSAD’ da gerçekleştirdiği bir gösterisinde Londra’da çektiği fotoğrafların gösterimini kendi sözleriyle bir anlatıma dönüştürdü. “Londra’dan bıkmışsanız hayattan bıkmışsınızdır diye bir söz vardır. Bende hayattan bıkmadım ama bir farklılık yaparak Londra’ya gittim. Puslu havasına rağmen oldukça çekici bir kentle karşılaştım. Yaptığım gösterinin içeriği ise Londra’nın hemen her köşesinde karşılaşacağınız anıtları Westminester Parlamento Binası ,Sarayı ve diğer tarihi kilise ve katedrallerin sunumunu içeriyordu. Bununla birlikte dünyaca ünlü British Museum’da sergilenen nadide koleksiyonlardan eski Yunan Asur ve Mısır uygarlıklarına ait olan heykeller gösterinin bir parçasıydı. Yine dünyaca ünlü Madam Toussue balmumu müzesinde starlara siyasilere ve tarihte önemli yeri olan kişilere ait birebir örneklerine ölçülerine uygun olarak çalışılmış heykeller yer aldı. İngiltere’nin başkenti olan Londra hem tarihin hem de modern yapıların iç içe geçtiği ve en önemlisi tarihin yaşadığı bir kent. Kraliçe Viktorya, kocası Albert ile birlikte imparatorluğa damgasını vurmuş. Viktorya adına 1911 bir anıt dikilmiş ki bu anıt kraliçenin doğruluk, adalet, analık temalarını ve zaferi ifade ediyor. Londra halkı ve buraya gelen turistler ünlü Trafalgar meydanında oturup dinlenmeden gitmezler. Bu meydanda adını amiral Nelson’nun trafalgar zaferi anısına dikilmiş ve ismini almış. Aynı zamanda burada Nelson anıtı da bulunmakta ki bu 40m yüksekliğinde bir heykel. Kısaca Londra’da her şey var. Özellikle şehrin içindeki parklar ki en önemlileri Hayt Park, Green Park ve St James Park dolaşıp dinleneceğiniz mükemmel parklar. Eğer yolunuz Londra’ya düşerse  Milenyum Çarkı olarak da bilinen London Eye’e binmeden dönmeyin. Çünkü 360 derece açıyla iyi hava şartlarında 25 mil öteye kadar Londra’yı görmeniz ve keyifli bir 30 dakika geçirmeniz mümkün. Londra’da yaşam gerçekten güzel…”

Pek çok kent o kente ait bir heykel, bir nehir ya da başka bir imgeyle zihnimize yer eder. Ankara; Ulus heykeli, TBBM binası ve Anıtkabir’le; İstanbul Köprüleriyle; Paris Eyfel Kulesi ve Zafer Anıtıyla. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Sevgi Kösem Londra fotoğraflarında oradaki günlük yaşamdan da örnekler sundu. Hayt Park ve Gren parktaki görüntülerde bunlara da yer vermişti.

Efsad’daki bu gösterisi onun ilk gösterisiydi. Kendisine yeni çalışmalarını da görmek dileğiyle başarılar dilerim.

18 Eylül 2005 Pazar Anadolu gazetesi

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here