PROTESTO GÖSTERİLERİ PROTESTO EDEBİLİYOR MU?

0
93

Tarihin her döneminde yönetim sorunu olmuştur. İnsan, çoğu kez, insan için yola çıktığı halde, yüz yüze geldiği sorunlar yapabileceğinden çok fazla olduğundan her şeye ve herkese uyan bir mutluluk şapkası bulunamamıştır. Günümüzün demokratik rejimlerine gelinceye değin, terazinin topuzu hep güçlülerden yana kaçmıştır. İktidar denilen şey, öylesine bir tutku yaratmış ki insanoğlun da neredeyse yaşam serüveninin odağı haline gelmiştir. Bu nedenle kardeşin kardeşi öldürmesi mubah sayılmış, hanedanlıklar, derebeylikler ya da krallıklar,  kendi kanları üzerinde neredeyse kuluçkaya yatmıştır.

Tarih bu şakaya gelmez, iktidardakiler koltuklarının sıcaklığını iyi ayarlayamazsa, koltuklar, tahtlar yakıcı bir aleve dönüşerek, sonuncuları birinci, birincileri sonuncu yapmaktan da kaçınmamıştır. Bu yanış da bazen iyiler, bazen kötüler kazanmış, bu da tarih içinde adaletin topuzunun neye göre oynadığıyla ilgili pek çok sorular bırakmıştır. Bu türden zorlamalar bazen eşdeğer rakiplerin savaşlarından çıktıysa da bazen de iktidarların kendilerine tabiiyetini zorlayacak davranışlarından kaynaklanmıştır.

Özellikle Fransız Devriminden sonra halk dediğimiz kesim, kendi haklarının daha çok farkına vararak söz sahibi olmak konusunda mevcut yönetimleri zorlamıştır. Bu dönemler tarihte sokak gösterilerinin en etkili olduğu dönemler olmuştur. Bu türden protesto gösterileri, yeni yasaların çıkmasından, kralların değişmesine kadar pek çok etkileri olmuştur. Osmanlı İmparatorluğunda da birçok isyan veya bu türden gösterilerde, Yeniçeri kazan kaldırdığında pek çok padişahın başı gidebilmiştir.

Günümüzdeki gösteri ve protesto eylemlerine baktığımızda ise durum neredeyse taban tabana zıt hale gelmiştir. Geri kalan ülkelerde çoğalan iç savaşlar, gelişmekte ve gelişmiş ülkelerde ki protesto gösterileri eski önemini ve etkileme gücünü yitirmiştir. Özellikle son yıllarda silahsızlanma, çevre kirliliği, insan hakları ya da hayvan hakları gibi konularda yapılan eylemler, medya da “ilginç” veya  “garip” eylemler olarak gösterilmekte. Öyle ya bu zamanda şimdi bunun sırası mı? Ya da bu adamlar ne de garip şeyler yapıyorlar hissi verilerek, aslında böyle şeyleri yapmak sizi anlaşılır kılmaz mesajı verilmektedir. Son zamanlarda bir gazetenin kullandığı reklamda bunu daha da açık görebiliriz.

Bir başka tip protesto gösterileri ise genç insanların yaptığı gösteriler ki, biten bir rejimin ardından yas tutma, etkisi de az olduğundan bir hak arama çabası, etki etmeye çalışmaktan daha çok zoraki bir nostalji havasında yitip giden bir sevinç aramak gibi. Birkaç genç insan, eline birkaç tane döviz alarak sloganlar eşliğinde ve polis kortejinde eski bir hatıratı canlandırır gibiler. Bazen ben de acaba “bir kısım medya”nın parçasıyım da öyle mi düşünüyorum diye sormadan da edemiyorum doğrusu.

Toplumsal dinamiklerin her an değiştiği bir zamanda yaşıyoruz. Her gün demokratikleşme yolunda milletlerin bir birini zorladığı bir dönemde değişim iç dinamiklerden çok, dışsal nedenlere bağlı olmuştur. Kasayı meydana bırakmak değil, İMF, para ya da sermaye piyasalarının kuralları, değişim için daha kolay yol almaktadır. Bir de toplumsal dinamikleri değiştirebilen şey, her zaman çoğulcu durumlardan geçmiştir. Cesur yürek bir adam, Celali ya da gladyatör bazen peşine milyonları takabilmiş ki buna rağmen kazanamadığı zamanlar olmuş ve azınlığın sesi her yerde cılız kalmıştır.  Değişen dinamikler ve olayların gölgesinde ya da medyada gösterildiği gibi bu  “garip olaylar” insanın aklında bir soruya neden oluyor.

Protesto gösterileri, protesto edebiliyor mu?

Zehra Çam

17 Ocak 2007 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here