PLASTİK ÇİÇEKLER

0
90

Çiçekler günlük yaşantımızda sevinç veren duyumlar yaratır. Öykülerimiz, türkülerimiz onlarla kokularını salarlar. “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözsünde olduğu gibi plastik çiçekler yaşamın her yerinde yerlerini alarak, doğal çiçeklerin yerini aldı. Acaba plastik çiçekleri sevmenin gerekçesini, sadece çiçek sevgisiyle açıklayabilir miyiz?

Günümüzde görüntü ve imaj artık “her şey” sayılıyor. Son yıllarda özellikle renklerin insana yaşamındaki etkisi daha çok fark edildi. Modadan dekorasyona kadar bu etki değerlendirilerek yeni ürünler üretilmekte.  Ceviz ve ahşap mobilyalar yerlerini çoktan renkli kaplamalara bıraktı. Altın veya gümüş takılar yerlerini değerli olsun ya da olmasın incik boncuğa bıraktı. Takı eskiden süslenmenin yanı sıra sahipliğe de ait bir değerdi. Şimdi ise her hangi bir ışıltıyla sahip boncuk yalnız takıda değil pek çok alanda kullanılabiliyor.

Tüm bu değişimin güzellikten uzak olduğunu söyleyemeyiz. Tasarıma dayalı bu  şeyler, insanın yaratıcılığını açığa çıkarmada önemli araçlar. Bununla birlikte bu değişim; güzelliği oluşturabilmek için harcanacak emekten, gelişimi için beklemeyi göze alan sabırdan, aynı düzende yineleyebilmek için gerekli olan disiplinden uzaktır.

Geçtiğimiz günlerde bir bahçenin giriş kapısına kırmızı sarmaşık güllerden oluşan bir düzenleme yapılmış. Uzaktan dikkatimi çekti, aaa ne güzelmiş demeye kalmadan plastik çiçek olduklarını fark ettim. Uzaktan güzel görünen bu çiçekler, yakından bakıldığında, sonbaharda sararan her hangi bir yaprağın gölgesinde kalıyordu. Bir günde bir arkadaşımın balkonunda otururken kapıya bir kamyonet yanaştı.o günlerde sitenin inşaatı henüz bitmiş insanlar evlerine yeni yeni taşınıyorlardı. Ev eşyası gelir diye düşündük. Biraz sonra kamyonetten çeşit çeşit yapma çiçekler inmeye başladı. Bir, iki, üç derken bir kamyonet dolusu çiçek bir eve konuk oldular.

Hız çağında her şeyi istediğimiz zaman elimizin altında olsun diye her gün tüketim biraz daha hızlanıyor. Ancak bu tüketim giderek duyuların beslenmesinden uzaklaşıyor. Yeterki her şey zamanında olsun. Plastik bir çiçeği bir defa satın aldınız mı, görüntü emrinizdedir. Büyümesi için sabra, emeğe ve disipline gerek yoktur. Üstelik mevsimine göre renk de değiştirmez. Çünkü size kırmızı gonca gül olarak geldiyse, sözünü tutup her zaman gonca güldür. İzniniz ya da müdahaleniz olmaksızın başka bir şeye dönüşemez. Oysaki doğa olayları moralitemizi yakından etkiler. Bahar sevinçtir, güz keder; yaz dışarıya açılış, kış içe çekiliştir. Benzeri şeyler yaşandığı halde yağmurlu bir günde hissedilenle, güneşli günde hissedilen şeyler farklı olabilir.

Abdülkadir Budak bir şiirinde “Gülün öldüğü bir yüzyılda yaşıyorum” der. her şeyin gücün odağına yerleştiği bir zamanda güzelliği oluşturmak, yaşamak ya da yaşatmak yerine “mış gibi” şeyler yaratarak emrimize sunuyoruz. Ya bir yanda acılarımız için biriken kederler için ne yapıyoruz. Erkekleri bilmem ama biz kadınlar,  plastik çiçeklerin gölgesinde “Gözlerimiz rimelli olduğu için ağlayamıyoruz.”

1 Kasım 2006 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here