OPERA SANATÇISI İPEK MUTAF BÖLER’DEN ROMAN: EDA

0
119

Aile yaşamı her şeyin ilkini öğrendiğimiz yer olmasının yanı sıra, insani niteliklerimizin de şekil aldığı yerdir. Sahip olduğumuz bu nitelikler,  yaşadığımız evin bir yansıması ve aynası niteliğindedir. Bir çocuğun iyi niteliklerle büyümesi, kendinden ve kendiliğinden oluşamaz. Bireyler sevgiyle beslenmeli, ilişkiler saygıyla örülmelidir. Ya değilse aile: bir yandan büyüdüğümüz bir yandan çürüdüğümüz yer durumuna gelebilir. Her işle ilgili yeterlik aranırken, anne ve baba olmak tekrarı olmayan büyük bir deneyim olmasına rağmen, yeterlik aranmaz. Bunu değerlendirebilecek otorite de yoktur. Çoğu evli çiftin çocuğu olmasına rağmen, her çocuğun iyi bir anne ve babaya sahip olmadığı ortadadır.

İnsanız! ‘Beşer şaşar’ Bazen rollerimizde fireler veririz. Böyle zamanlarda aile fotoğraflarından bir bir sayılar eksilir. Sevgisizlikten kaçan sayılar zamansızlıkta direnir. Anne baba çocuk üçgeninde, hüznün deltası oluşur. Açılar birbirine denk ya da değil, kenarlar birbirine denk ya da değil fark etmez. Böyle ortamlarda büyümek oyun tadından çıkar, parçalanmalar savrulmalar gelir ardından.

Doğru zamanlarda doğru adımlar atılmazsa yaşam, yalancı yanıtlar vermekte gecikmez. Birçok  şeye olan ihtiyacımızı değişken şeylerle giderebiliriz. Ancak, yaşamda yalnız kendisiyle giderebileceğimiz şey, bireylerin sevgisidir. Anne, baba, evlat, sevgili gibi. Yaşam sunduğu yalancı yanıtları, kaygan ve kaypak; hain ve de korkak zeminlerde ulaştırır. Nasıl bebekler ağladığında yalancı memeyle susturulursa biz de sevgiyle ilgili aç yanlarımızı yanılsamalarla besleriz. Aşk duygusu çoğu kez bu yanılsamayı barındırır.

İpek Mutaf  Böler, halen Devlet Opera Bale’sinde (alto) ses sanatçısı olarak çalışıyor. Eşiyle birlikte başta çocuklarla ilgili olmak üzere pek çok yardımlaşma derneğinde görev alıyor. Verdiği konserlerle de bu kurumlara destek veriyor. Aynı zamanda bir yazar olan İpek Mutaf Böler, Kum yayınlarından çıkan Eda adlı  anı-romanında: yetenekli ama sevgisizliğin içinde büyüyüp, aşktaki yanılsama ile kariyerini bırakmış genç bir kızın dramını anlatıyor.

İpek Mutaf Böler ve Eda klasik müzik eğitimi alan öğrencilerdir.  Mehmet Ali Erbil, Haluk Bilginer, Zuhal Olcay da sınıf arkadaşlarıdır. İpek sevgi içinde büyümüştür. Yeteneği de istemleri doğrultusunda yönlendirilmiş, eğitimi süresince de ailesi tarafından desteklenen biridir. Eda’nın ise ortamı farklıdır. Alkolik bir anne ile parası bol, çocuğuna ilgisi az bir babanın kızıdır. Eda, sık sık kendini terkedilmiş ve onaylanmamış hisseder. Yeteneği onu eğitiminde yüksek bir kariyerin eşiğine getirmesine rağmen vazgeçer. Nedeni: Selim’e olan aşkıdır. Eda Selim’le üç gün geçirir. Üç gün içerisinde çok şey olmuş ve Eda hiç görmediği kadar ilgi görmüştür. Duygularını İpek’le yaptığı bir konuşmada şöyle dile getirir.

-Selim bana dokunduğu an, tenin tene verdiği dokunma hissini ilk defa duyduğumu hissetim. (Bir yandan da iç çeker)

-Ne diyorsun sen? Bu nasıl şey?

-Sen annen dokunduğunda hangi duyguları hissediyorsan, bu da onun gibi bir şey!

-Saçmalama! Selim ile anne bir mi?

-İşte olaydaki fark. Sen şanslıydın. İlk defa annenden bu sıcaklığı aldın. Oysa ben yıllarca tenimin varlığından bile habersiz gibiydim ve şimdi onu buldum.

Onat Kutlat: “Aşk acılardan doğar” der. Aşk acılı ve yaralı zamanlarımızda yanlış misafirler ağırlar çoğu zaman.  Eda ile Selim muratlarına erdi mi bilinmiyor. Gökten üç elmanın düştüğünü de görmedim.

Eda romanı: aile ortamındaki sevginin, paylaşımın, çocuğu birey olarak kabul edip, yaptığı ya da yapabileceği şeyde destek vermenin önemli olduğunu açığa çıkarıyor.

Yaşam hepimize önce ailede başlayan çoğullukta tekil yolculuklar sunuyor. Her şey bizim hangi şeyi tercih edeceğimize bağlı. Doğaldır ki; her zaman aynı kuvvet ve tecrübe de olamıyoruz. Ancak yönelimlerimizin nedenleri yanılsamalara dayanırsa bizi hedefe götürmüyor. Bu nedenle tercih yaparken neyi neden seçip sevdiğimiz sorgulamak zorundayız.

Yaşamın yanılgıları içinde kim bilir kaçımız Eda’yız?

11 Eylül 2005 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here