NOEL KUTLAMALARI VE YENİ YIL

0
103

Toplumların gelenekleri arasına girmiş pek çok davranış ve ritüeller başka toplumların günlük yaşamına sıçramıştır. Hatta çoğu kez nakledilen bu yeni durum, eski bir töreyle kaynaştırılarak yeni bir karmaya dönüşmüştür. Yeni yıl ve noel köken olarak birbirinden farklı geleneklerin kaynaştırılmasıyla meydana gelmiş. Tüketim toplumunun getirdiği yeni Pazar alışkanlıkları ve yaşamımızdaki mutlulukların belli günleri anmaya indirgenmesi ve kurgulanması sonucunda dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda.

Geleneklerin çoğun, o topraklarda yönetimin ve dinin el ve renk değiştirmesi bile, kalıcılığını engelleyememiş, hatta yeni kabul edilen değerlerle ilaveler bile olmuştur. Noel adetleri de bunlardan biridir. Bilindiği gibi M.S. 4.yy da Roma din olarak Hıristiyanlığı resmi olarak kabul etti. Roma’nın çok tanrılı döneminde “Roma Saturnalia” (saturnus şenlikleri) vardı.  SaturnusYunanlıların Kronos’u ile bir tutulan eski İtalya ve roma güneş tanrısı. İkonlarda: geniş bir pelerine sarılmış, bazen elinde küçük bir orak bulunan çıplak bir ihtiyar olarak betimlenir, aynı zamanda bir kış tanrısıdır. Yılbaşının da kışın ortasında olduğunu düşünürsek kim bilir, tanrılarından havanın ısıtılmasını da beklemiş olabilirler.  Çok tanrılı kültürlerde tanrıların onuruna şenlikler düzenlenirdi. Saturn şenlikleri de  17-23 aralık arasında kutlanması yaygınlaştı. Bütün tapınmalarda olduğu gibi şenlikte birinci gün bir kurban sunulur, diğer günlerde şenlikler düzenlenir, herkes birbirine hediyeler verir, şans oyunları düzenlenirdi.

Bu şölenler daha sonraki yıllarda Roma kültürü Afrika’da da tutulmaya başladı. Öyle ki Babil tanrısı Baal tapınmasıyla özdeşleştirildi. 4. yüzyılda imparator Konstantin tarafından, Hıristiyan öğretisi olmadığı halde İsa’nın doğum günü ve diğer bazı öğretiler Romanın gelenekleriyle birleştirilerek kutlanmaya başladı.  O dönemde fiziksel güneşin doğumuyla Hz. İsa’nın doğumunun aynı zamana getirilmesinin uygun olacağı düşünüldü. Böylece Roma eski tebaasının ve yeni yurttaşlarının her ikisinin de birden sempatisini, kazanacaktı.  (Kaynaklar İsa’nın 25 Aralık ya da ocakta değil sonbahar da doğduğunu gösteriyor.) Günümüzde ise dünyanın dört bir yanında bu günler noel olarak yılbaşıyla birleştirilerek kutlanıyor.  Tarih boyunca bu günlerde, çılgın eğlencelerin, aşırı içki tüketiminin, çeşitli nesnelerin süslenmesi ve hediyelik eşyanın alım satımının hızlandığına tanıklık ediyoruz.

Uzak doğuda da durum farklı değil. Kore inancında Noele benzeyen Çovangşin 23 aralık günü göklerin kralına rapor verir, yıl sonunda baca ve ocaktan geri dönerek herkesin davranışlarına göre ödül veya ceza getirmesi beklenirdi. Şimdi ise Çovangşin kendi elbiselerini atıp, noel kıyafetiyle bu işi yapıyor.

Sonraki yıllarda kilisenin yoksul ülkelerde çikolata dağıtarak, kilise ve noeli cazip hale getirdi. Şimdi dünya çapında kutlanan bir gelenek halini aldı. Yılbaşı törenleri ilk Avustralya’da karşılandığı için oradan başlayarak naklen TV’dan de izleniyor. Görüntüler her yerde birbirine benziyor. Şans oyunları çekilişleri, sokaklara taşan içki ve eğlence âlemleri…  Fotoğraflar tıpkıbasım çoğaltmaları gibi. Yedi iklim dört bucak sözüm ona eğleniyor, yeni bir yılın, şans, umut, iyilik, güzellik getirmesini diliyoruz.

Öbür yandan kapalı kapılar ardında, ülke avına çıkmış tanrılar yeni hesaplar üretiyor. Eski tas eski hamam. Şarap kadehimizi yenilemek ne kurtuluş getirebilir ki.

Yine de adı değişen takvim günlerimizde eviniz ocağınız şen; ömrünüz uzun ve sağlıklı; keyfiniz yerinde olsun.

 

 

 

1 Ocak 2006 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here