Ana Sayfa YAZILARIM Sanat Yazıları “Nazım Hikmet ve Makinalaşmak” Necmi Selamet

“Nazım Hikmet ve Makinalaşmak” Necmi Selamet

0
195

İz üzerinden gitmek, tarihsel gerçekleri kavramakta önemli bir adım. Ya tarihe bırakılmış bir sözün bıraktığı ize ne demeli. Nazım Hikmet’in “makinalaşmak” şiiri tarihe iz bırakmış böyle bir şiirdir. Birçok tartışmalara neden olmuş, Nazım Hikmet’in sözünün ve görüşünün değerini zaman zaman yadırgatmış, zaman zaman itirazlarda bulunulmuştur.                         Yirminci yüzyıl yeni sanat akımlarına ve bunların kavgalarına neden olmuştur. Çünkü tüm dünyada eşyanın kullanımı değişerek tarihsel bir dönemeç yaşanmış, umut sanayileşmeye makineleşmeye bağlanmıştır. Bu zorunlululuktan fütürizm, konstrüktivizim gibi akımlar gelişerek modernizm yüceltilmiştir. Modernizmin bu sanatçıları, yeni keşfedilen makinaya, iletişim araçlarına  hayranlık duyarak, toplumsal gelişim için, en az sanayici ve yöneticiler kadar, umut ışığı olarak görmüş ve eserlerini de ona göre kurgulamışlardır. Aslında bu hayranlık füürist çağın bittiği söylense bile devam etmektedir. Tekerleğe değil, arabaya hayran olduk, telefona değil, cep telefonuna hayran olduk. Böylece “Bilgi Çağı” denilen çağ adını değiştirerek, iletişimin hazzıyla, bilişim çağına dönüştü.

Nazım Hikmet’in “makinalaşmak” şiiri de makinalaşmaya hayranlığı yansıtan bir şiirdir. Ancak sözün tarihe not düşmesi her zaman ilk beğeniyle eşdeş kalmaz. Nazım Hikmet’in bu şiiri, gerek Nazım, gerekse sözün gerekliliği üzerine çok tartışmalar açmıştır. Bu tartışmalar neydi? Kimler neler söylemişti? Necmi Selamet “Nazım Hikmet ve makinalaşmak” adlı eserinde bu konuyu enine boyuna tekrar ele alıyor. Kitap Nazım Hikmet’in tarihe bir dipnot gibi düşen bu şiirin yanı sıra, tarihsel gelişimin fütürizme zorunlu sürüklenişini de dile getiriyor. Yaklaşık altmışa yakın eser taranarak, geçmişte yapılan tartışmalar ve bunlara ilişkin karşıt görüşler aracılığıyla elde edilen verilerle, hem bu konu hem de tarih yeniden değerlendiriliyor. Necmi  Selamet bir eleştirmen olarak böylece, tarih içine dip not olarak bırakılmış bir sözün izini sürüyor..Yalın bir anlatımla ördüğü yapıtında,  Nazım Hikmet’in şiir serüvenindeki durakları  tarihsel bir dizinle ele alırken Nazım’ın bu şiiri yazmasına ilişkin zorunlulukları tekrar gözümüzün önüne seriyor.

Yaşadığımız günlerde yüz yüze geldiğimiz “hız”, olayları ve yaşananları olduğu kadar, ortaya atılan bir sözü de henüz hazmedemeden, bizi yeni söylemlere götürüyor. Bu durumda eleştirmen veya  araştırmacı sözü yeniden üretiyor. Bununla birlikte eleştiri ve araştırma yazılarının çoğu zaman edebiyat (sanat) sayılıp sayılmayacağı da tartışılıyor. Yazar, yaratısını eser üzerinden yaparken kendinde olanı vermek konusunda tasarruflu davranabiliyor. Özellikle çok kaynağa başvurularak yapılan bu tür çalışmalarda “nesnel” olabilme çabasıyla “öznel” olan geride kalabiliyor. Oysa ki eleştirmen ya da araştırmacı, öncelikle bir bakış açısıyla yola çıkar ve bulduğu verilerden yeni bir şey örer. Ortaya çıkan yapıt; hem yazarı, hem de okuru besler. Bu nedenle deneme, deneme eleştiri, eleştiri ve araştırma yazmak sözün mühendisliğini yapmak gibidir. Okuduğunuz eserle birlikte, okumaya konu olan eser yeni bir sürece girer. Bu türden yaratım sürecinde sezgi her zaman farklı bağlamlar kurar. Bu denenmemiş olanı kurgulamak olabileceği gibi, geride kalanların yeni bağlamlarla ortaya konulması da olabilir. Bu nedenle sözün yeniden örülerek meydana geldiği bu eserler,  raflarda aldığı yer kadar, edebiyat ve sanatın içinde de yerini bulması ve ilgilisiyle buluşması zorunludur.

Necmi Selamet’in çalışmalarını bu güne değin dergilerden takip ediyorduk. Kanguru Yayınlarından çıkan “Nazım Hikmet ve Makinalaşmak” kitabı,  araştırma ve söylem açısından yeni kitapların müjdesini içinde taşıyor. “Makinalaşmak”  ve Nazım Hikmet hakkında söylenen söz ve düşünceleri bir arada görmek ve tarihi yeniden değerlendirebilmek için eser iyi bir olanak. Çünkü tarih ve söz, ister hayran olalım ister karşı, her zaman kendini yeniden yargılar ve yeniden üretir.

Zehra Çam

14 Ocak 2007 Pazar Anadolu gazetesi

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here