MERTER ORAL VE BELGESEL FOTOĞRAFÇILIK

0
104

Bazı inanlar bir yolda iyi bir yolculuk yaparlar. Yola ve kendilerine iyi değerler katarlar. Bazıları ise ve ardından gelecekler için yolu kendisi açar. Merter Oral ülkemizde fotoğraf sanatının ve belgesel fotoğrafçılığının gelişimde yol açmış biri. 1955 İzmit doğumlu. AFSAD(1977),ÊFSAD(1995) gibi pek çok fotoğraf derneğinin kuruculuğunu yaptı. Fotoğrafçılığa1970’li yıllarda Ankara’da  başladı.AFSAD’ın yayını“Fotoğraf”ın editörlüğünü yürüttü. Fikret Otyam fotoğrafları üzerinde yaptığı çalışmalarıyla yurtiçi ve yurtdışında pek çok sempozyuma katıldı. Fotoğraf sanatıyla hem akademik hem de sanatsal olarak uğraşmaktaydı. Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Merter Oral, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sahne ve Görüntü Sanatları Anasanat Dalı’nda “Toplumsal Belgeci Fotoğraf ve Fikret Otyam Örneği” adlı çalışması ile (1996), doktorasını ise yine aynı kurumda “Weimar Cumhuriyeti’nden Günümüze Fotoğraf Ajanslarının Fotojurnalizme Katkıları” adlı çalışması ile yaptı (2000). 1992 yılından beri Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde fotoğraf dersleri veriyordu. Ülkemizde toplumsal belgeci fotoğraf üzerine yapılan ilk yüksek lisans ve doktora tezinin de sahibiydi. Karma ve pek çok kişisel sergi açtı. Çalışmalarının çoğunu belgesel fotoğrafçılığı alanında yaptı.

Belgesel fotoğrafçılık, fotoğrafçılığın önemli bir dalı. Bir fotoğrafın belgesel fotoğraf sayılabilmesi, bir “an” ın çekiminden çok fotoğrafçının kendi dünya görüşüyle birlikte bir durumu saptamasıdır. Bir görünüş değil, bir gösterme biçimidir. Mesaj iletirler. Afrika’daki açlık, savaş fotoğrafları, yoksul bir çocuğun fotoğrafı ait odluğu coğrafya ve zaman hakkında bilgiler içerir. İşlerin yolunda olmadığı konusunda deliller sunar.

Belgesel fotoğrafta estetik kaygıdan çok, durumu tüm gerçekliğiyle iletme kaygısı vardır. Bu durumu iletmek bilgi vermekle birlikte amaç, o bilginin eleştirilmesinin sağlanması ve bir karşı tavır gelişimini oluşturmaktır. Hiçbir savaş fotoğrafını önce estetik olarak değerlendirmeyiz. Duruma karşı içsel bir tepki veririz. Bu nedenle belgesel fotoğrafçı, karşı olduğu, düzeltilmesini istediği şeylerin fotoğrafımı çeker. Sanatsal duyarlılık bu açıdan sadece güzeli görmek değil, güzel görmek istediklerimize karşı da bir farkındalık uyandırmaktır.

Sanatın bilimle ve günlük yaşamla bu denli birleşmesi, yaşadığımız çağı ve tarihi olayları kavramamız açısından önemli bir alternatif sunar. Tarihin yazılışının belgesel fotoğrafla birlikte şeklinin değiştiğini de söyleyebiliriz. Tarihi yazmak sadece kralların zaferleri ve saraylarından ibaret değildir artık. 2. Dünya savaşı, Afrika’daki açlık, Vietnam, Saraybosna vb pek çok olayın gerçeğini bu fotoğraflarla öğrendik.  Yalnızca olumsuz durumları değil,  pek çok kültürel değeri de anlamamızda belgesel fotoğrafçılığın önemli bir yeri var. Belgesel fotoğraf bu yönüyle yaşamı kendi gerçeğiyle kucaklar ve sunar.

Belgesel fotoğrafçılıkla ilgili pek çok çalışması bulunan Merter Oral, 18 Ağustos günü yaşama veda etti.

Bazı insanlar iyi bir yolcudur. Bazıları ise yol açarlar. Merter Oral yaptığı çalışmalarla hem sanata hem de sanatçıya yol açan biriydi.

Kaynak: Fotofanclub ve BİANET

Fotoğrafya Dergisi sayı 12. 13

Fotoğraf: http://merteroral.blogspot.com.tr/

 24 Ağustos 2005 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here