Ana Sayfa YAZILARIM Sanat Yazıları “MAVİ AT” NAZMİYE ERKAD

“MAVİ AT” NAZMİYE ERKAD

0
107

Bir çocuk, kendinden önce kuralları belirlenmiş bir düzenlenmiş bir düzene doğar. Biyolojik ve ruhsal gelişimi için de yine bu düzen içinde önce anne babaya olmak üzere pek çok şeye bağlı olarak yaşamak zorundadır. Bir yandan da birey olduğunu fark eder fark etmez “ben” olduğunu sergileme çabasına girer. Uzmanlar, bebeğin bir yaşında anneden ayrı bir varlık olduğunu anladığı andan itibaren başladığını söylüyorlar. Boyları kadar boş bidonları taşıması, elindeki nesneleri fırlatması, gürültü yaparak oynamaya çalışması hep “anneden ayrı bir varlığım” deme çabası içinde görülüyor. Ancak yaşam bidonları öylesine doldurur ki ve yalnız su ile de değil, çocuk bu kaosu aralamak, ağırlığı ve nesneyi algılamak ve kaldırmakta yeni yöntemler öğrenmelidir.

Uzmanlar öğrenmenin anne karnında annenin kalp atışlarını duyumsayarak, önce ritim duygusunun gelişmeye başladığını söylüyor. Doğduktan sonra da öğrenme süreci hızlanarak ve oyun tadında gelişir. Eflatun Devlet kitabında çocukları oyunla eğitmenin önemini şöyle vurgular. “Eğitimin onlar için bir oyun olmasını sağlayacaksın. Böylece onların yaratılıştan neye elverişli olduklarını da daha iyi anlarsın”. Eflatun eğitimin müzikle başlamasını da savunur. Müzik üç şeyin karışımıdır. Söz, makam, ritim. Bunlardan önce kavradığımız şey ritimdir. Ritmin yerinde ve güzel olup olmaması bir biçimin güzelliği ya da çirkinliğiyle ilgili bireyde bir alt yapı oluşturur. Kalp atışlarından sonra ninniler, tekerlemeler ritim duygusunu kazanmada önemli diğer araçlardır. Böylece çocuk ileride her şeyde bir düzen olduğunu da kavrayacaktır.

Çocuğun oyunla öğrenmesi düzemi kavramakta yardımcı olduğu gibi merak ve hayal gücünün gelişimini de hızlandırır. Ninni ve tekerleme dönemiyle birlikte öykü ve masallar devreye girer. İnsanın bütün ihtiyacı çevresini birebir algılaması değil bu algılamadan, insanın insanla; insanın doğayla ilişkisini de kavraması gerekmektedir. Bu ilişki birey için aynı zamanda bir mücadele alanıdır. Bu nedenle bilginin öğrenilmesi kadar doğru kullanılmasının da öğrenilmesi gerekir. İnsanda bili kadar hikmet ihtiyacı da vardır. Hikmet: aldığımız bilgiyi doğru ve yararlı sonuçlar elde edebilecek şekilde kullanılması olarak tanımlanıyor. Masallardaki alegorik anlatımla çocuk birebir gerçeklikten öteye eşleme yapmayı öğrenir. Çünkü masallarda ki her kahraman bir karakteri temsil eder. Anlatının sonunda çocuk kıssadan hisse şeklinde bir ders öğrenir. Bu dersin kapsamında kötülüklerin cezası olduğundan adaleti, hikmet, sevgi gibi nitelikleri kavrarken gücün kötüye kullanılmaması gerektiğini de öğrenir. Bunun yanı sıra öykü ve masallarda sadece yeteneklerin değil, niteliklerin de gelişmesi gerekliliğini öğrenir. Çalışkanlık, dürüstlük, bağlılık, vefa gibi. Çünkü doğaya öykünerek yaratılan “aslan kral”, kurnaz tilki”, “aptal karga”  canlı cansız varlıkların konuşması birebir gerçeklik değildir.

Suriyeli  Nazmiye Erkad’ın Kum yayınlarından çıkan “Mavi At”adlı eserinde yer alan çocuk öyküleri geleneksel masal tadında öğretici öykülerden oluşuyor.  Batıda kahramanlar becerilerine göre ad alırlar, doğuda ise tıpkı masallarda olduğu gibi kahramanlar birer karakterdir. Batı mitolojisi ved kültüründe yetenekler övülürken, Doğu kültüründe nitelikler övülür. Kelile ile Dimme, Ezop Masalları;  Yunus Emre Kaygusuz Abdal, Kazak Abdal gibi halk şairlerinin şiirleri; Sadi’nin Gülistan, Mevlana’nın Mesnevi,  gibi eserlerinde bu tip karakterlerle öyküler anlatılır. Aslında kaf dağının ardı olmadığı gibi,  filanca padişah sarı çizmesiyle tahtında oturur; Anka kuşu tüylerini dökerek yardıma koşarken, turnalar da yare selam söyleyebilirler. Bununla birlikte hem büyükler için hem de küçükler için adalet, sevgi, iyi-kötü gibi kavramlar ve sorunlar karşısında erdemli hareket etmek, sabır, çalışkanlık gibi niteliklerin nasıl geliştirebileceğimizle ilgili fikirler öğreniriz.

Genelde sanat, bir şeyi direk anlatmaktan çok sezgi-sezdirme yoluyla kavratır. Çocuk öykülerinde de özellikle didaktik öğelerin de bu yolla verilmesi çocuğun duyarlık alanlarının gelişmesine katkı verir. Ya değilse emir veya ders verir gibi anlatım bir çocuğu cezbetmez.

Nazmiye Erkad’ı Mavi At kitabındaki öykülerden, masal tadında eğitici bilgilere rastlıyoruz. Büyükler için de masalsı özlemlerin bir tekrarı olabilir. İyi okumalar dileğiyle.

 

2 Ekim 2005 Pazar Anadolu gazetesi

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here