Kıskançlık: Alevden Bir Kuyu

0
181

Toplumsal yaşam içinde hepimiz farklı farklı roller üstleniyoruz. Yetenekleriniz, bilgi ve becerileriniz vs. Bütün bunlar yerlerimizi belirliyor. Ancak sorun şudur ki bizler bazen kendi yerimizi beğenmeyiz, bazen de karşımıza aldığımız birini, yerinde istemediğimiz için öfke ve düşmanlık duyguları beslemeye başlarız. Bu kıskançlık zaman zaman öldürücü hale gelmeye başlar. Çeşitli yollarla da kendini ele verir.

Kıskanç kişiler, kendilerini övmekten genel olarak çekinir görünürler. Ancak kendilerini övmeyi seven insanlardır.  Ama bunu direk olarak kendi yaptıkları üzerinden değil de başkalarının yaptığı şeyleri kötüleyerek yaparlar. Başkalarını kötüleyerek kendini övmenin kapısı daha da kötü sonuçlara yol açar. Çünkü başkalarını kötüleyerek kendilerinin iyi olduklarını hissettirmeye çalışan insanlar, sözlerinde ileriye giderek dedikodu ve iftirayı çok kolay kullanırlar.  Aslında onları ne mühendisler istemiştir de varmamışlardır ya da ne mevkiler onlara sunulmuş da kabul etmemişlerdir. Bu nedenle de küçük basamaklarda kalmışlardır. Bu tip yorumları yapanlar, “zengin ya da kariyerli bir kişiyseniz kirlisiniz” imajını uyandırmak isterler.

Başarılı ve dürüst, zengin ve merhametli pek çok kişi var etrafımızda.

Kıskanç kişiler aynı zamanda hiç kıskanç olmadıklarını da söylerler. Sizinle kurdukları samimiyetle, özel hayatınız ya da hedeflerinize nasıl ulaştığınız hakkında sık sık da konuşmak isterler. Kıskanç insanlar yakınımızdaki kişilerdir. Çoğu zaman sizinle olan ilgileri sizi kontrol etme çabasıdır. Bunun nedenlerinden biri sizin işlerinizi yapma tarzınız karşısındaki umutsuzluğudur. Sizden geride kalma korkusudur. Kendisi ileriye gitmenin yollarını aramaktansa kısa zamanda sizi aşağıya çekerek kendisiyle aynı düzeyde kalmanıza zorlar.

Hangimiz ‘dostun attığı bir gülden’ yaralanmadık ki?

 

Kıskanç kişiler aynı zamanda üretmeyen insanlardır. Aslında kendileri iyi bir şey yapmak istemedikleri halde yapılan bir işteki teknik tecrübelerini hemen konuştururlar. Aslında o öyle yapılmaz. Onu öyle yapanlar fitne fücurlardır, ya da neden yapıyor sanıyorsun sorularıyla herkesin aklında şüphe uyandırarak o işin yararlı olabilecek sonuçlarını engellerler. Bu çabalarıyla kişi, iş, sonuç ve saiklere kötü niyetler yükleyerek başarılarınıza ket vurmaya çalışırlar.

Etrafımızda, hiç bir şey üretemediği halde sürekli bozgunculuk yapan ve komplo teorileri üretenleri tanıyor musunuz?

Kıskanç insanlar her zaman huzursuzdurlar. Canları çoğu kez sıkkındır. Ve başkalarına aslında bir şeyi vermeyi sevmeyen insanlardır. Bazen kişilere rast gele sataşırken bulabilirsiniz. Toplum da “aman bir karışıklık çıkmasın diye, bu tip insanların sözlerine kulak vererek, masum tarafı durdurmaya kalkabilir. Ancak durup düşünmek gerek. Kirpiklerimizin Türkan Şoray’ın kirpikleri gibi olmasını isteyebiliriz. Kıskançlık bizi onun gözünü oymaya itiyorsa kendimizi gözden geçirmeliyiz. Yararlı bir işi açığa çıkaran birinin de işini övmek yerine onu söylentilere göre durdurmaya çalışıyorsak da tutumumuzu değiştirmeliyiz.

Yaşamın aslında çok basit bir kuralı var. Kendimizi başkalarıyla kıyaslamamak. Gerçi zihnimiz çoğu kez bir işin zıttıyla düşünerek sonuca varıyor. Kıyaslama çoğu kez iyi bir öğrenme yöntemidir. Ancak kıyaslama sonucunda varılan kaygının, bizi harekete geçirerek yanlış bir şey yaptırmasını önlemek de bizim elimizde olan bir şey. Ayrıca başkalarının bizden farklı yetileri olduğunu, ama her birimizin küçük ya da büyük çabalarla yararlı olabileceğimizi gözden kaçırmamız gerekiyor.

Hayat herkesi büyütür. Çünkü hepimizi kucaklar. Yeter ki biz de hazır olalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here