Kırlangıç Düşünce Kulübü, Sivil Toplum Seminerleri

0
85

“Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane” Bilmeceler şaşırtan akıl yoldaşlarıdır. Tıpkı yaşamda insanın ne olduğu, ne olabileceği karşısında sorulan sorular gibi. Genel olarak düşünce toplantı, konuşma ve araştırmalarını bu bilmeceye benzetirim. İlk önce aklınızdaki soru bir tanedir ve ilk akla gelen soru “Ne” sorusudur. Ancak bu ne’liğe ilişkin bilgiler tarihsel süreç içindeki gelişimi,  geleceğe taşınır olup olmadığı, yararı ya da sonuçları hayatla karşılaştırıldığında yeni sorular ortaya çıkacaktır. Tüm bu sorular ışığında mesele kendini aydınlatabilir ve ümit verebilirse ne ala. Ya değilse gel geç bir fikre dönüşür, parlayıp kaybolan yıldızlar gibi sürekli bir ilgi ve beğeniyi kazanamaz.

EGEV Kırlangıç Düşünce kulübü tarafından düzenlenen Sivil Toplum Seminerlerinin ilki geçtiğimiz cumartesi günü yapıldı. Toplantının başlangıcında “Sivil Toplum Temel Yaklaşımlar ve Tarihsel Süreci” başlığının altı çizilmişti. Prof. Dr. Ömer Çaha bu konuda tarih içinde rejimler arasında olumlu ve olumsuz yaklaşımları dile getirdi. Olumlu yaklaşımların 16 yy a kadar uzandığını ve demokrasinin ve liberal düşüncenin gelişimiyle birlikte daha geçerli ve yerleşik bir duruma geldiğini vurguladı.

Çoğu zaman içinde bulunduğumuz bir oluşumun nereye gittiğini sonradan fark ederiz. Bizler için Sivil Toplum Kuruluşlarını ve bu kavramı dernek vb. kurumlardan ibaret görünüyor. Oysaki STK yada batı dilindeki NGO lar devlet dışında olmasına rağmen, yönetişimsel ağırlık taşıyan kurumlar. Sosyal Devlet anlayışındaki değişimlerin zorunluluğunu da düşünecek olursak, ki eski dönemlerdeki Tanrısal Devlet anlayışında devlet, hukukun ve ahlakın üstündeydi, bu gelişmenin vatandaşın ve bireyin yararına olduğu sonucuna varabiliriz. Çünkü  özellikle demokrasinin gelişimiyle birlikte, bireyin önemsendiği ve insani olanın kutsal sayılması gerekliliği her gün biraz daha ön plana çıkarılıyor.

Ancak bu gelişimi kavramak ve yararlanabilmek için, bu kavramın neler içerdiğini ve hangi soruları tarih içinde yanıtlayıp neleri açık bıraktığını bilmemiz gerek. Bu nedenle EGEV nın düzenlediği bu toplantılarının hepimiz için yararlı olacağından emin olabiliriz.

Bu toplantıların yerinde oluşunu ilk toplantıya katılım sayısından ve katılımcı kişilerin verdikleri katkı ve yönelttiği sorulardan anlaşıldı. Bu sorular arasına, Sivil toplum Devlet ilişkisini tartışırken ne anlamalıyız? Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmada Sivil Toplumun İşlevi Nedir?; Sivil Toplumun gelişmesinin Siyasal Partilerdeki Yansıması Nedir?, Sivil Toplum ve Postmodernist Devlet Anlayışının karşılaştırılması; Sivil Toplum’un bunca yararına rağmen neden hala karşısında durulduğu ve kolay kabul görmediği gibi sorular yöneltildi. Bundan sonraki toplantılarda da Devlet ve Sivil Toplum ilişkilerinin tarihteki yansımalarına ve farklı rejimlerdeki uygulanışı hakkında bilgiler verilecek. Bireyler olarak hepimizin dünyaya ve yaşama ilişkin olumlu bir arzusu vardır. Bu nedenle hepimizin yaşam ve değişen değerler karşısındaki yerimizi belirlerken katılımcı, her şeyden önemlisi de sorgulayıcı bireyler olmamız gerekiyor. Çünkü yalnız kendinden olanı sevmek tapıncı ve önyargıyı körükler. Bu da zaten tüm ayrılıkların ve düşmanlıkların temelini oluşturur.            Umarım bu çalışmalar, sivil toplum konusunun “kökü dışarıda” kuşkularını, derneklerin küçük iktidar alanı gören ve işlevi dışından kullanışıyla ilgili yanlış bakış açılarını düzeltilmesine katkı sağlar.

zehra çam

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here