KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ?

0
105
Şair Fuzuli Caddesi

 

Bu söz bir şarkıda geçiyor. Gün çoğu zaman un ufağı gibi. Ömür bazen uzunmuş gibi göründe de nasıl tükettiğimizi çoğu zaman fark edemeyiz. Yaşarken, her şeyi akılda tutabileceğimiz zannederiz. Ancak sandığımızdan daha unutkanız. Hatırlatıcı unsurlara her zaman ihtiyacımız var. Bu kendi yaşadığımız değerlerden toplumsal değerlere kadar uzanıyor. Yaşanan her şey ve bilgi ancak belgelenirse kalıcı olabiliyor. Ya değilse unutulup gidiyor.

Bir süredir gerek Valiliğin, gerekse de Odunpazarı Belediyesinin desteklediği kültürel platformlarda Eskişehir’de yaşamış ve iz bırakmış kişilere ait çalışmalar yapılıyor. Bu sırada toplumsal bellek yaratmakta ne kadar eksik olduğumuz açığa çıktı. Umarım bu çalışmalar,  bu konudaki eksikliği giderir.

Bu projeye göre şehrimizde yaşamış, topluma mal olan ünlü kişilerin isimleri yaşadıkları, ev, sokak, cadde gibi yerlere verilecek. Böylece kültürel değerlerin farkına varmamız sağlanacak. Ankara’da Çankaya Mahallesinde çoğu sokak ve caddelerin adları edebiyatımın önemli isimlerinden oluşuyor. Ziya Gökalp caddesi, Halide Edip sokağı gibi. Sokağın adını ilk kez okuduğunuzda ya da orada yürüdüğünüzde adeta onların kahramanları tek tek aklınızdan geçiyor.

Şehrimizde de yakın ve ırak zamanlarda yaşamış pek çok isim var. Bunlardan bazılarının adları cadde, sokak, hatta hastaneye bile verildi. Fakat verilen bu isimlerin çoğunun, isimleri konulan kişilerin yaşamlarıyla ilintili yerlerde olmadığını görüyoruz. Yunus Emre Hastanesinde, Yunus Emre grip aşısı olmamıştır. Ziya Paşa büyük olasılıkla Ziya Paşa caddesinden hiç geçmemiştir. Valiliğin yaptığı çalışmada özellikle değerli kişilerin yaşadıkları yerlerin belirlenip oralara isim konma çabası ve adlarına tabela ya da plaketler asılması, şehrimize güzel bir katkı sağlayacaktır. Şüphesiz ki şehrimizde de bazı edebiyatçılarımızın isimleri bazı sokak ve caddelere verilmiştir. Ancak bunlar arasında bütün lük olmadığı için (Ankara Çankaya’sında olduğu gibi) Eskişehir’de yaşayanlar olarak kimlerin adının nerelerde olduğunu da fark edemiyoruz. Şair Fuzuli,  şehrin merkezinde bilinen bir cadde, ancak Cenap Şehabettin sokağının Çamlıca mahallesinde olduğu pek bilinmiyor.   Eskişehir’in bir kültür kenti olması, Eskişehirlilerin yürekten arzuladığı bir durum. Bu nedenle yapılan çalışmaların kalıcılığı ve sürekliliği için belirli bölge ve mahalleler seçilerek, oralara şehrimizde yaşamış ya da iz bırakmış değerlerin adlarının konması vefa borcunu da ödemek açısından önemlidir. Cemal Süreya’nın Vişnelik Mahallesi, Yeşil Bahçeler sokağında bir dönem yaşadığı bilinmektedir; Haydar Ergülen Karapınar mahallesi Terziler sokakta yaşamış. M. Emin Töreci Zincirlikuyu Mahallesinde muhtarlık, Cemal Duru, Orhan Şaik Gökyay, Niyazi Akşit, V. Mahir Kocatürk,  Atatürk Lisesinde öğretmenlik ve idarecilik yapmış. Bu liste daha da uzayıp gidiyor. Tespit edilen bu yerlere, bu kişilerin isimlerinin verilmesi, buralara hatırlatıcı çalışmaların yanı sıra,  kütüphane, kültür evleri ya da daha da geniş olarak kişisel müze evler açılması, buraları çekim merkezleri haline de getirebilir. Yakın zamanlarda kaybettiğimiz, İsmail Ali Sarar, Aziz Bolel gibi isimlerin şehrimize yaptığı katkılar tartışılmaz. Karagöz oyun yazarlığı yapmış Orhan Zeytinler ve geçen yıl yitirdiğimiz Recep Bilginer’i de Eskişehir de yaşamış değerler arasında sayabiliriz.

Yaşam bazen bir merakın ya da uğraşın ardına bırakılan bir ömrün uğraşı haline geliyor. Eğer insana ve yaşama değer verdiğimizi iddia ediyorsak, ömürlerince bir alanda çaba göstermiş bu kişileri tanımak, tanıtmak ve yaşatmak da gerekli.  Ya değilse köprülerin altından çok sular geçiyor. Anıları da değerleri de alıp götürür. Nereye mi?

 

 

 

12 Mart 2006 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here