KADIN DÜNYALARI KARİKATÜR SERGİSİ

0
131

 “Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine”

Eskiden masallar böyle biter; erkekle kız kavuşur; kırk gün kırk gece düğün yapılır; gökten düşen üç elma da pay edilirdi.

Özellikle yabancı film ve romanlarda, çağımız öncesine kadar, olumsuz örnekleri göz ardı edersek, evlenen çiftler çoluk çocuğa kavuşur, çiftliklerinde: tavuklar, horozlar ve inekleriyle mutlulukla yaşadıkları sergilenirdi. Çocuklar kasabadaki okula gider, aile sabah ve akşam birlikte dua edilen sofralarda yemeğini yer, pazarları da kilisede hep birlikte vaaz dinledikten sonra gülüş çığrış yaşamlar sürdürülür giderdi. Tek sorun kasabadaki toprak kavgasıydı. Ama evlilikteki kadın erkek kavgalarına pek rastlanmazdı.

Ateşli aşk romanları pembe dizilerde de, kötü niyetli erkekten kaçan çekici güzel bir kadının peşinde bir erkek,  adım adım sevgilisine kavuşmak için tüm entrikaların üstesinden gelir. “Onlar da erer muradına” Kırk gün kırk gece değilse de görkemli bir düğünün ardında balayına uçulur. Sonrasında ise, evde hizmetçiler, aşçılar, uşaklar vardır. Birinci sınıf lokantalarda loş ışıklarda yemekler yenir, genelde hesabı da sorunsuz ödenir.

Tüm bunlarda ortak bir nokta kadın evdedir, erkek çalışır. Bununla birlikte tarih boyunca evlilikler hep zorlukları da barındırmıştır. Çağımızda kadının çalışma yaşamına girmesiyle birlikte kadın erkek rollerinin kendine göre ağırlıkları değişmiş görünse de en gelişmiş toplumlarda bile ev işleri kadındadır. Evlerde genel tabloda kadın yemek ya da ütü yaparken, erkek  koltuğunda gazetesine gömülmüş ya da heyecanla maç izlemektedir. Kadın ve erkeğin dünyaya farklı bakması her ne kadar doğalsa da çoğu zaman kadın için ev hayatı, biriyle evlenmekten çok, eviyle evlenmeye dönüşüverir.

Bugünlerde Anadolu Üniversitesi Eğitim Karikatürleri Müzesi’nde sergilenen “Kadın Dünyaları” adlı sergide yer alan karikatürlerde de bunlar görülüyor. Bir karikatürde hanım bahçede halı temizlediği aleti, tenis raketi hayal ederek kullanıyor. Başka birinde kadın, anlaşamadığı eşiyle ayrılma düşüncesiyle valizini toplarken ağlıyor; erkek bir elinde valizi diğer elinde şapkası, keyfine kavuşmuş birinin gülümsemesiyle evden çıkıyor. Tabii başka durumlar da var.  Bir karikatürde de erkek kadının yüksek ökçesinin altına çömelerek oturmuş gülüyordu. Anlamını siz yorun.

Sergideki eserler, “EXILE-kultur kordination” tarafından Almanya’nın Essen kentinde düzenlenen “KADIN DÜNYALARI” konulu uluslar arası karikatür yarışmasından seçilen eserlerden oluşuyor. Bu yarışmanın özelliği, yarışma olarak ilan edilmesine rağmen kazananın olmaması ve jüride hiç karikatürcünün bulunmaması. Çeşitli alanlardaki uzmanlardan oluşan dört kişilik jüri  yüz eseri belirleyip içinden de 10 karikatürü “övgüye değer” olarak belirliyor.

Sergiye Romanya, Hollanda, İsveç, Ukrayna, Almanya, Özbekistan, Litvanya, Belçika lı karikatürcülerin yanı sıra ülkemizden de Muhammet Şengöz katılıyor.

Dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, kadın erkek ilişkilerine çelişkiler ve çatışmalar benzerlikler gösteriyor. Yaşam kadına da erkeğe de zaman zaman dar geliyorsa da kadınların  daha fazla haksızlığa uğradığı  yadsınamaz bir gerçek. Tabii burada “Eğitim şart” demeyeceğim. Hem erkek hem de kadın açısından ‘birey olmak’ ve aynı zamanda karşılıklı varolma hakkının doğrulandığı bireyler olduğumuzu kabul etmek gerekir. Ne yazik ki‘Kadın’,  birey olmak adına, çoğu kez kadınlığından vazgeçmek pahasına da olsa, “erkek egemen toplumun” yasalarında iki kez teslim alınmıştır.  Biz modern kadınlar her ne kadar özgür gibi görünsek de erkekler bu işte de “onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine” diyebilmişlerdir.

 

19 Haziran 2005 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here