K. Diyar Aydoğdu ve Karikatür Atölyesi

0
79

Sanatçılara yöneltilen ilk sorulardan biri “Ne zamandan beri bu sanatla uğraşıyorsunuz?” sorusudur. Pek sevilmeyen bu soruya birbirine benzer yanıtlar alınır. Çocukluğumdan beri…uzun yıllardan beri… Aslında bu soruda kim bilir beklide hangi şeyin bir sanat sevgisini ateşlediği merak edilir. Çünkü aynı koşullarda veya zamanda yaşamamıza rağmen, ne oluyor da bir kişi sanata yöneliyor. Ya da hevesle başlayan bu uğraş nasıl oluyor da bir ömrün rotasını belirliyor.

K.Diyar Aydoydu karikatür sanatçısı. Zaman zaman da şiirler yazdığını biliyoruz. Yurt dışında yaşadığı yıllarda yaptığı karikatürleri “Demokrasi” adlı kitapta toplanmış. K. Diyar Aydoğdu, yurda dönüşünden sonra da çizmeye devam ediyor. Bu çalışmalarının çoğunu sergilendiği bir de atölye kurmuş. Atölyenin dekorasyonundan avizelerine kadar her şey el emeği. Yaşamında özel hatıraları olan tüm eşyalar burada ayrı bir önem kazanmış. Evinin inşaatında kullanılan kum eleği, abajur olarak, annesinin un çuvalları duvar dekoru olarak karşımıza çıkıyor. Belli oluyor ki K Diyar Aydoğdu kendindeki sanat ateşini hiç söndürmemiş. Yaratıcılık dediğimiz şeyin salt bir disiplinle olmadığını, tarif edilir ya da kalıplaşmış öğretilerin dışında içsel bir zorunluluk olduğuna bir kez daha tanıklık ediyoruz. Her çeşit obje ve nesnenin bir arada kullanılarak yeni nesneler oluşturabildiğini görüyoruz. Ancak burada sanatçı tavrını ve karikatürist bakış açısını koruyarak adeta malzemeyi de güldürü konusu yapmış K. Diyar. Bu nedenle Atölye’nin karikatür eğitiminde örnek yapılar içerdiğini söyleyebiliriz.

Ülkemizde de karikatür sanatının bir altın çağı oldu. Özellikle Gırgır dergisiyle birlikte birden çok derginin bir arada yayımlandığı dönemlerde pek çok sanatçı yetişti Öncesinde ise gazetelerin karikatüre önem vererek özellikle siyasi karikatürlerin rahatça yayımlandığını görüyoruz. Ne var ki görsel medyanın hızla gelişmesi karikatür sanatına da yeni boyutlar getirmekle birlikte ilginin azaldığını ve çalışanları için doyurucu olmaktan çıktığını söyleyebiliriz. Eskiden ulusal gazetelerde olduğu gibi yerel gazeteler de baş sayfalarında ya da orta sayfalarında en az bir iki karikatüre yer verirlerdi. Bu karikatürler gündeme uygun bir konunun özüne ilişkin yorumlar getirirdi. Çünkü karikatür genel olarak bir durumun özünü açığa çıkarır. Bunu da ya bir desene, ya da en az çizgiyle ve bir cümleye indirgeyerek anlatır. Öyleki bir karikatür karşısında çoğu kez eklenecek bir söz kalmaz. Karikatürler çoğu kez yaşamın içine sızıveren bir aforizmadır.

Kentimiz karikatür sanatı ve sanatçısı açısından zengin bir yer. Özellikle Cemal Nadir’in Eskişehir’de sergi açmasıyla birlikte Beytullah Heper, Pertev Ertün’ün bu sanatta önemli adımlar atarak Saksağan adında bir karikatür dergisi bile yayımlanır. Eskişehir’deki karikatürcüler için de pek çok çalışmanın olduğunu biliyoruz. Son olarak Ali Baş’ın “Eskişehir Karikatüristleri” albümünü yayımlandı. Kitapta yirmi sanatçının ismi geçiyorsa da daha çok çizerin olduğunu biliyoruz.

Kentimizde sık sık sanatçıya ait ve sanatçılara bir arada sanatsal görüş alışverişlerinde bulunacak sosyal mekânların azlığından şikâyet edilir. K. Diyar Aydoğdu’nun hazırladığı bu mekân, karikatür ve diğer sanatsal sohbetlerin yapılabileceği bir sosyal ortam olabileceği gibi, çeşitli çalışmaların yapılabileceği bir ‘Atölye’ ve  ‘Okul’a da dönüşebilir. Her şey çabalarımıza bağlı. K. Diyar Aydoğdu elinden geleni yapmış. Bizlerin de önündeki seçeneklerden biri, atölyeyi en kısa zamanda ziyaret edip gezip görmek ve bir şeyleri bir arada üretmek için adım atmak; diğeri ise olumsuz olabilecek pek çok tutumdan birini sergileyerek arkamızı dönüp gitmek. Seçim size ait.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here