GÖNÜL VE GÖNÜL ZENGİNLİĞİ

0
94

 

Dil, insan yaratıcılığını ortaya seren zengin bir olanak. Araştırmalara göre insanlar kırk ya da elli çeşit sese dayalı olarak dilleri oluşturmuş. Bu seslerin değişik hal ve durumlarda kullanılmasıyla milyonlarca sözcük meydana gelmiş. Dil aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi daha anlaşılır hale getirebilme çabamız var. Sözcükler yerine gerçekten yalnızca kırk-elli sesle anlaşmaya kalksaydık ne olurdu? Büyük olasılıkla derdimizi anlatamayız, bu kızgınlıkla kuşlar gibi cıvıldaşmak yerine, homur homur homurdanırdık. Bu nedenle özellikle duygu ve düşüncelerimizin ifadesi çok önemli.

Duyguların ifade zenginliği bir dilin zenginliğini de oluşturur. İngilizce’de duyguları anlatan iki bin kelime olduğu söyleniyor. Türkçe de ise otuz beş. Bu Türkçe’nin duyguları ifade etmede yetersiz olduğu anlamına gelmiyor tabii ki. İngilizce’de duyguyla ilgili bu kadar sözcük olmasına rağmen “gönül” kelimesinin karşılığı yok.

Gönüldeş, gönüllü, günülsüz, günülsüzce gibide eklerle çoğalan sözcüklerimiz var. Gönül sözünü kapsayan yüz elliye yakın deyim var. Atasözlerimiz ise bu konuda ayrı bir zenginlik. Gönül Türkçe Sözlükte: dil. iç, kalp yürek olarak geçiyor. Mecaz olarak da: dilek, dileme, eğilim, gaye, gıpta, hedef, heves, içtepi, imren, istek, istem, isteme, istirham, iştiyak, itibar, kâm, kapris, köhnü, libido, meyil, murat, nefis, özenti, özlem, rağbet, rica, sevgi, şehvet, şevk, talep, arzu, arzulama, can atma, çok isteme ve temi sözcükleriyle de eş anlamlarda kullanılabiliyor.

Özellikle İslam öncesi Türk kültüründe gönül: (Kön-gön: deri) derimizin altında gizli olan dünya anlamına gelir. Türkçe’mizde buna benzer pek çok sözcük ve deyim vardır. Canevi, gönül gözü, vb gibi.

Gönül çoğu kez, sevgi, hoşgörü, anlayışla birlikte anılarak diğerkâm kültürün (altrüist) bir parçasıdır. Bu kültüre göre birey bencil, ben merkezli değil, daima karşısındakinin yararını ve onurunu gözetir durumdadır. Fanatik değil, hoşgörülüdür. İtirazcı değil saygılıdır. Teslimiyetçi görünse de gerektiğinde adil davranarak, merhameti mümkünse yapar. Çıkarcı ve kayırmacı değildir. Gönlü zengin olan bir birey, her ne pahasına olursa olsun sorumluluklarını yerine getirirken, sevgi temeline göre hareket eder. Sağduyuludur. Evrensel etik kurallarına baktığımızda, gönül kelimesinin etik bir anlayış ve hoşgörü oluşturduğunu görürüz.

Bu duruma genelde gönül zenginliği denir. Gönlü zengin kişi: olumlu düşünüşe sahiptir. Başkalarından yersiz yere şüphelenmez; kayırmacı olmadığı gibi, anlaşamadığı ve uzlaşmak istemediği bir konuda yıldırıcı da davranmaz. Herkesin hakkını gözetir. İlişkilerinde açık sözlü ve saydamdır.

İç dünyası zengin bir kişi yersiz rekabet ve kıskançlık duygularından beridir. Bununla birlikte çalışmaktan ve ilerlemekten, kendisi ve başkaları için yeni pencereler açmaktan korkmaz. Onun otorite ve statü kaygısı yoktur. Planlarını ve yapacaklarını sevgi ve doğru bilgiye göre şekillendirir. Kabul görmek için genel kanılara ve şahsa itibar etmez.  İç huzuruna sahip olmakla birlikte bu memnuniyet duygusu,  onu iç disiplinden uzaklaştırmaz. Esnektir ama değişken değildir. Uyumludur ama gevşek değildir. Koşullar ne olursa olsun iyi olanı söylemekten vazgeçmez. Yunus Emre’nin dağdan doğru odun taşıması, Pir Sultan’ın ipi göğüslemesi, bazı kişilerin idealleri uğruna ölümü göze almaları gönül zenginliği içersinde “insanın ne olabileceği ve ne olması gerektiğine” dair kendilerince önermeleri olmasındandır.

Gönül zengini olan kişi cömerttir. Diğer insanlara bir şey verince maddi ve manevi kendisinden eksilmeyeceğinden emindir. Gönlü zengin biri fakir de olsa başkalarının kazancını kıskanmaz. Bu dünyanın haline gören, gönlü zengin insanın, yüreğinde tortular çoktur. Bu nedenle doğru bildiğini yapmadan edemez. Ama bunu söylenerek yapmaz. Onun sözü kadar suskunluğu da bir erdemdir.  Yunus Emre’nin dediği gibi: “söylememek çabası, söylemenin hasıdır. Söylemenin çabası gönüllerin pasıdır.”

Zenginliği artan dünyamızda, gönül zenginliği ne yöne gidiyor farkında mıyız?

6 Eylül 2006 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here