“GELİMLİ GİDİMLİ DÜNYA” M. ŞiNASİ ACAR

0
133

İnsan varolduğu günden bugüne varoluş sorununu temel sorularla inceler, araştırır. Neden varız? Neden ölüyoruz. Öldüğümüz zaman bize ne oluyor vb. Bu sorulara bulduğu yanıtlar günlük alışkanlıklarını, kültürlerini belirler. Bu nedenle tüm kültürlerde ölüm: günlük yaşamı ve düş, düşünce ve duygu dünyamızı yakından ilgilendirmiştir. Her ne kadar kutsal kitaplarda “Her can ölümü tadacaktır” dense de insanın ölümsüzlük arayışı başlangıçtan bugüne sürmüştür. Gerek Batıni gerekse semavi dinlerde sonsuz yaşam özlemi vardır. Bu özlem ve istem: batı kültüründe “Canın Ölmezliği” doğu kültürlerinde “ruhun ölmezliği” şeklinde zuhur etmiş, kültürlerinin dokularını oluşturmuştur.

Ölümle ilgili ritüeller, en az yaşam içindeki diğer işlevler kadar çoktur. Cenaze törenleri,  ölüler için yapılan dualar, atalara tapınma, veya ölülerden korkmak bunlara dahildir. En büyük anıtların çoğu aslında önemli kişilere ait mezarlardır. Mısır piramitlerinden, mozolelere, kaya mezarlarından günümüz kabristanlarına kadar. Tüm bu kültürlerde ortak tema şu ki ölüm çoğu zaman hayatın sonu olarak görülmemiş, yeni bir başlangıca işaret etmiştir. Bu nedenle eski medeniyetlerde mezarlıklar yaşam alanlarına dahildi. Şehirleşmeyle birlikte mezarlıklar yaşam alanı içinden çıkarak şehir dışlarına itilmiş, insan mezara sırtını dönerek ve adeta ölümü yaşamın içinden kovalamaya çalışmıştır.

Osmanlı kültüründe de ölüm bir son olarak kabul edilmediğinden, mezarlıklar yaşamla iç içeydi. Bu yüzden mezar taşlarının çoğu yolu görecek şekilde yerleştirilir. Böylece gelen geçen yolcular hem mezar taşlarını okuyarak isimleri yaşatır hem de onlar için dua ederlerdi. Ölüm bir uyku dönemine benzetilerek, ölen kişi yaşamdan yok olmuş şeklinde değil de uyanacak biri gibi, uzaktan gelecek bir yolcu gibi düşünülürdü. Geleneğimizde de biri öldüğünde “uyudu” ya da “sakladık” gibi ifadeler de bunu doğrular.

İş dünyasından tanıdığımız M. Şinasi Acar, “Ünlü Hattatların Mezarları Gelimli Gidimli Dünya” adlı eserinde, hattatların mezar taşlarını ve yaşamlarını konu eden bir derleme yapmış. Kronolojik olarak düzenlenmiş kitapta, yetmişe yakın hattatımızın yaşamları ve mezarına ait bilgi ve belgeler var. Kitapta Osmanlıda ölüm ve yaşamın ne kadar bağıntılı olduğuna ve mezar taşlarının diline tanıklık ediyoruz. Bir mezar taşına baktığımızda ölene ait izler ararız. Bu nedenle mezar taşlarında ölenim kim olduğu, inançları, mesleği, kadın mı erkek mi olduğuna dair küçük notlar yer alıyor. Kitapta yer alan bilgilere göre bir mezar taşında, çağrı, kimlik, dua, ve tarih bölümleri yer alıyor. Çağrı: Arapça ‘O’ sözcüğü “Hüve-l bâkî” (Allah ebedidir, kalıcıdır, ölümsüz olan tek odur” ; kimlik bölümünde, ölenin kim olduğu, ne iş yaptığı, hangi aileden geldiği gibi bilgilere rastlanmaktadır. Dua bölümünde Fatiha sözcüğü yer alır ki bu da ölen kişi için bu surenin okunmasını talep eder. Tarih bölümünde ise ölenin ölüm tarihi yer alır.

Günümüzde bireyinin yalnızlaşması sonucunda,  duygularını, acılarını dışa vurmasına ket vurulmuştur. Oysaki mezar ziyaretleri kişinin ölüm acısıyla yüzleşmesini sağlayarak, yas zamanını kısaltır. Geleneklerimizde önemli yeri olan ağıtlar da böyledir. Ölen kişinin boyu posu, yaptığı iş, sevdiği şeyler, kavuşamadığı sevgilisi her şey ağıdın konusu halindedir. Ölen kişiyi anmak geride kalanlar için teselli niteliğindendir. Ayrıca insanın ölümünden sonra anılacağını bilmek, yaşarken bizler içinde ümit niteliğindendir.  Şinasi Acar da buna dikkat çekerek Fransız şair ve Yazar Julen Romains’in sözünü almış.“Kişi ölünce hemen kaybolmaz, adı bir süre daha dolaşır ortalıkta. Ama an gelir, o ad son kez söylenir; ondan sonra artık hiç kimse o adı anmaz ve bilmez olur. İşte o zaman gerçekten ölür”  demiş. M. Şinasi Acar’ın bu çalışması ölüme ve mezarlara yeniden bakmayı anımsatabilir. Ayrıca yaşam ve ölümün anlamıyla ilgili yeniden düşündürebilir. Geçmişle günümüz alışkanlıklarını ve yaşama bakışımızdaki değişiklikleri kıyaslama olanağı verebilir.

 

25 Haziran 2006 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here