ESKİŞEHİRLİ YEDİ GÜN ŞAİRLERİ

0
110

Bir gün Beytullah Heper elinde kocaman iki cilt dergiyle çıkageldi. Heyecanla dergilere baktım.  1946- 1948 yılları arasında yayımlanan Yedi gün Mecmualarıydı getirdikleri. Burada Eskişehir’den şair ve yazarların ilk şiirlerinin yayımlandığını öğrendim. Nihat Sami Banarlı’da derginin ikinci sayfasında özendirici sözlerle gönderilen şiirleri değerlendiriyor ve şiirleri yayımlıyordu. Ümit Yaşar Oğuzcan, Ali Fehmi Bulver, Rıza Ümüt, Turhan Atay Yahya Benakay, Rıza Polatkan gibi şairlerin şiirleri sıkça yayımlanmış.

Üzgünüm ki Eskişehir’de Kent Belleğine dair dokümanlar oluşturulmamış Bu tarih konusunda olduğu gibi Edebiyat ve diğer sanat dalları için de kültür envanteri tamamlanmış durumda değildir. Eskişehir’de yaşadığı dönemlerde şehrimize katkıda bulunan kişilere ait eserlerin bir arada sunulması hem araştırmacılar için hem de kentlilik bilincinde olan herkesi ilgilendirir sanırım.

Yedi gün Mecmuası yayımlandığı dönem için önemli bir yapıt. İçinde sinemadan aktüaliteye değişik konularda yazılar ve araştırmalar yayımlanmış. Edebiyat sayfalarında,  öykü ve şiire yer verildiği gibi romanlar da bölüm bölüm yayımlanmış. Nihad Sami Banarlı kendisine ülkenin her yerinden gelen şiirleri değerlendirerek mektupla şairleri hem bilgilendirmiş hem ‘de yönlendirmiş.Eskişehir’den Turhan Atay’ yazdığı mektupta şöyle diyor.:             “Her şair, şiirini yazdığı gün onu güzel bulur. Kusurlarını ancak aradan zaman geçip de, hislerinin göz bağlayıcı tesirlerinden kurtulabildiği zaman görür. Elimizde altı manzumeniz var. Bunlar içinde aruzla söylediğiniz “Şarkı” sadece başarılı bir “vezin” dir. “Zaman”ınınz, ilhamını Necip Fazıl’ın ayni ismi taşıyan manzumesinden almış gibidir. “İnanç” üzerinde işleyiniz. Bilhassa son mısralarda yorulan kaleminize yeni bir hız veriniz. Bu güzel bir manzume olabilir. “İkilik” ve “Benzeyişler” gibi manzumelerinizi uzun müddet bekletip düzelttikten sonra bize yollamalısınız”

Genç şair için yazdıklarının değerlendirilmesi, yönlendirilmesi çok önemlidir. Sanat her ne kadar özgün bir yaratı ise de örnek alınacak bir ustanın varlığı güven verir. Eskişehir’in dışında da Abdullah Rıza Ergüven, Mehmet Çakırtaş, Çetin Atlan, İbrahim Minnetoğlu, İlhan Geçer, Rıza Beşer, Sedat Umran, Halil Soyuer’i sayabiliriz. Özellikle İlhan Geçer, Abdullah Rıza Ergüven ve Halil Soyuer’in şiirleri sık sık yayımlanmış. Her üçü de edebiyatımızda önemli isimler. Nihad Sami Banarlı’nın burada yaptığı işin önemi açık.

Sayın Beytullah Heper’e kaynağını paylaştığı için teşekkür eder saygılarımı sunarım. Son sözü de Turhan Atay’ın bir şiirine bırakalım.

ZEVRAK-LA EBRU’YU OKURKEN

 

Kelimeler sihirli seccadeymiş ipekten

Götürüyor duygumu şiir ülkelerine…

İhanetsiz sadakat düşünülür mü derken

Akıyor gözyaşları ilk sevgililer yerine.

 

Değil mi ki Üstad’dır vak’ayı canlandıran.

Ne çıkar anlaşırsa başkalarile ebru?

Kanatlanıp uçacak, Zevrak, senin maceran

Aşkın ulviyhetini anlıyanlara doğru.

 

Yedigün Türk Mecnuası, 6 Ocak 1946, Sayı 670

 

29 Nisan 2006 Cumartesi Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here