ESKİŞEHİR’DE KLASİK MÜZİK VE ENDER SAKPINAR

0
124

Eskişehir’de sırası mı şimdi, ne gereği vardı sözleri arasında Senfoni orkestrası ve Klasik Müzik konserleri kent yaşamında yerini aldı. Bu konuda orkestranın özverili çalışmalarının yanı sıra orkestra şeflerinin katkısı yadsınamaz. Her konser Eskişehirliler için ayrı bir deneyim haline geliyor.
Bu tip konserlerde repertuar seçilirken seslendirilecek parçaların popüler olması izleyiciyi çekmek açısından kolaylık taşır. Orkestranın seçtiği eserlere baktığımızda popüler olanların yanısıra farklı eserlere yer verildiği görülüyor. 11-12 Mart günlerinde, Şef Ender Sakpınar yönetiminde Nino Rota’nın “Bir Aşk Senfonisi” adlı eseri ve Joaquin Rodrigo’nun “Gitar Konçertosu” seslendirildi. Gitar konçertosunun solisti Bekir Küçükay idi. O gün yapılan konser, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kadınlara armağan edildi. Diğer konserlerden farklı olarak aşk şarkıları da seslendirildi. Tiyatro sanatçımız M.Mete Ayhan da bir şiir okudu. Böylece gece sıradan bir konser gününden çok bir sanat ve duygu şölenine dönüştü.

Gitar konçertosu çok bilinen ve sevilen bir eserdir. Bekir Küçükay’ın yorumu da büyük alkış aldı. Bu eser ülkemizde ve dünyada pek çok sanatçı tarafından yorumlandı. Özellikle ikinci bölümü daha çok bilinir. Sanırım dinlemekten hiçbir zaman bıkılmayacak eserler arasındadır. Rodrigo 1939 yılından sonra ülkesinde iç savaş zamanında yazdı. Eser ilk kez 1940 yılında Barselona’da seslendirildi. O gün bugündür sevilerek dinleniliyor. Besteci bu bölümde “özlem” temasını işliyor. Müziğin evrensel oluşu hangi ulustan olursa olsun insana dair duygusal ve duyumsal bir konunun işlenmesi, dinleyiciyi direkt etkileme gücüne sahip. Eserde İspanyol halk şarkılarına ait temalar bulunmasına rağmen tüm insanlar tarafından aynı coşkunlukla dinlenebiliyor.
Her konser sanatçılar için yeni bir ses ve yorum arayışıdır aynı zamanda. Şef Ender Sakpınar daha önceki günlerde film müzikleri seslendirmişti. O günkü konserde ise aşk şarkıları seslendirildi.
When I Fall in Love, The shadow of Your Smile, Over The Rainbow, It’s Only a Paper Moon İzlerken aklıma “James Last” orkestrası geldi. Televizyonun siyah-beyaz olduğu zamanlarda, genelde cumartesi günleri konserleri yayımlanırdı. Latin müziğinin yanı sıra çeşitli dans parçalarını da seslendirirlerdi. Özellikle onu izlemek için o zamanlar herkesin evinde televizyon olmadığından ya sokaktaki kahveye(o zamanlar sokak kahvelerinde televizyon izlemek için kadınlar matinesi yapılırdı.) ya da halama giderdim. Televizyon açıksa mutlaka izlendiğinden bu “yabancı müzik” de ilgiyle izlenirdi. Bazen de dizilerden sonra çay servisi için fırsat yaratırdı. Bu tür eserler: klasik müzik dinleme ağırlığını neşe ve hazza dönüştürüyor. Zaten dolu olan salonlar, ileride daha fazla taleple yüz yüze gelebilir.
Şef Ender Sakpınar: usta yorumunun yan ısıra özellikle seyirciyle yakın iletişlim kurması bakımından Eskişehirlinin sevgisin kazanan bir şef. Konser sırasında çıkan bir aksaklığı da sempatik davranışlarıyla anlattığı anılarla süsledi. Pek çok sanatçı özel bir söz ya da davranışıyla akıllarda yer eder. Eskişehirliler Ender Sakpınar’ı dinleyenleriyle kurduğu sıcak iletişimiyle hatırlayacak. Konser sonrasında seyircisine gül atması da daima akıllarda kalacak.
Şimdilik haftada iki gün aynı konser tekrarlanılıyor. Önümüzdeki günlerde orkestra çeşitli okullarda ve kentin değişlik yerlerinde “Eğitim Konserleri” ne de başlayacak Bunun da sanırım klasik müziğin anlaşılması ve sevdirilmesinde önemli katkısı olacak. Ama yine de onların bize ulaşmasından, bizim bir biletle konseri dinlememiz daha kolay görünüyor.

“Sırası mı şimdi?” diyorsanız. Elbette ki tam sırası.

20 Mart 2005 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here