Eleştiriye Eleştiri

0
102

Bugün ne kadar da şıksın!
Ogün yaptığın konuşma harikaydı!
Bu sözler hepimizin hoşuna gider ve sorgulamaksızın yüreğimiz kabul eder ve karşımızdakini memnun etmek için ondaki güzellikler fark etmeye çalışırız.
Ya bu sözler şöyle olsaydı ne yapardınız.
“Berbat görünüyorsun! Ne bu hal!”
“Konuşman çok kötüydü. Uyukladı millet”
İçimizden bir ses “Sen kendine baksana” ya da “sen zaten ne anlarsın ki” sözleri mi geçecekti. Günlük yaşam içinde duruşumuz, yaptıklarımız başkalarından ya beğeni alır ya da eleştiri. Beğeni kimden gelirse gelsin hoşumuza gider. Ancak eleştiri için aynı şeyi söyleyemeyiz.
Gerçi çoğu zaman kişi “Ben eleştiriye çok açığımdır” dese de, kabul edişi ya da karşı çıkışı kimden ve nasıl geldiğiyle yakından ilgilidir. Kendimizden küçük birinin söylediği sözlerle yaşıtlarımızın ya da büyüklerimizden gelen eleştiriye aynı karşılığı vermeyiz. Neyin söylendiğinin önemli olmadığı durumların başında sanırım eleştiri zamanları gelir ve kulaklarımızı hemen tıkamaya hazırızdır. Hele hele eleştiriyi yapanın gözünde statümüz ya da saygınlığımızın azalacağını düşünüyorsak bu daha da üzücü olabilir. Ancak eleştiriri yaşamımızda karşılaşmaktan kurtulamayacağımız bir durumdur. Çünkü genel olarak günlük ilişkiler dar zamanlara sıkıştığından anlamak ya da yardımcı önerilerde bulunmak yerine hükmetme eğilimi daha fazladır.
Zaman zaman da kendimizi ileri derecede eleştiririz, ufak bir kusurumuzun ardından zayıflıklarımızla ilgili uzun bir liste çıkarırız. Zaten ben …… böyleyim, yapamıyorum cümlelileriyle kendi cesaretimizi kendimiz kırarız. Oysaki nasıl başkalarına karşı makul olmamız gerekiyorsa kendimize karşı da makul olmamız gereklidir. Kişisel eleştirilerle ilgili de kısa yollu reçeteler önerilebilir. Karşımızdakini yatıştırmak, makul olmak, nasıl söylendiğine değil ne söylendiğine dikkat etmek eleştirileri göğüslemeyi kolaylaştırabilir.
Bununla birlikte yapılan tüm eleştiriler kişilere olmaz. Bazen sistemler de bundan payını alır. Ekonomik sistem bozuktur, devlet düzeni iyi işlemiyordur. vs. Bunların bir kısmı gözlem sonuçları veya tespit de olabilir. Ancak sistem eleştirisi yaparken en tehlikelisi kendi başımıza gelen bir şey den ötürü bütün sistemi suçlu bulmaktır. Ya da başımıza gelem bir olay sonucunda bütün sistemin yanlış işlediğine karar vermektir.
Sistem eleştirisindeki başka bir hata ise sistemden kaynaklanan yanlış ve hataların sonucunda o sitemleri tamamen gereksiz görmek ya da işe yaramadığını iddia etmektir. Diyelim ki trafiğin kolay işlemesi için ışıklar, yoların düzenlenmesi, yaya kaldırımları veya işaretlerde eksiklik var. Bunun sonucunda trafik kurallarının iptaline ya da mevcut lambaların kırılmasına gerek yoktur. Eğitim sistemimizde çeşitli aksaklıkların olması, eğitim kurumlarının varlığının gereğini ortadan kaldırmaz. Bazıları “Ben çocuğumu okula göndermek istemiyorum” ya da “üniversiteler işe yaramıyor” diyebilir. Ancak bu durum eğitim kurumlarının ve üniversitelerin var olma nedenlerini ortadan kaldırmadığı gibi yararlarını da engelleyemez.
İnsanoğlu birçok bilgiyi kendi deneyimlerinden öğrenir. Birince elden elde edilen bu bilgiler, beceriyi artırır, yaşam karşısında kuvvet verirse de genelde önyargı oluştururlar. Çünkü o zaman kendi penceremiz çok önemli hale gelir. Hatta bununla övünmeye başlarız. “Benim elimden kimse tutmadı; ben her şeyi tek başınalıkta öğrendim; hayat okulundan mezun oldum” gibi sözleri hemen sıralayıveririz. Kişisel deneyimlerimi bu açıdan bizde başkalarına karşı yargılayıcı bir tutum kazandırmışsa o zaman deneyimlerimizi ve sistem içindeki yerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.
Yaşam içinde aklın yolu birse de birden fazla çözüm bulabilir ve beğeni oluşturabilir. Bu nedenle eleştiri ya da beğenilerimizde dilimizin topuzunu kaçırmamaya özen gösterebiliriz.

zehra çam
1 Nisan 2007 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here