El Ele Eşkom – “elele.es.com”

0
98

Çocukluğumuzda mendil oyunları çoktu. Bunlardan birinde de beş on çocuk halka olur, bir kişi ebe seçilir, tekerlemeler söyleyerek halkanın etrafında dolaşırken gizlice birinin arkasına mendil bırakılırdı. Arkasına mendilin bırakıldığını anlayan çocuk ebeyi kovalamaya çalışır, ebe yakalanmaz ve boş kalan yere oturursa, diğer çocuk ebe olurdu.

Pek çok oyun gibi çocuk oyunları da bir takım kurallarla kurgulanır. Rollerin bölüşüldüğü bu oyunlarda, kolektif olma bilinci yeşerdiği gibi, her oyunda başka başka kuralların oluşu, yaşam karşısında disiplinlere ihtiyaç olduğunu da duyumsatır.

Ancak günümüzün değişen değerleriyle birlikte oyunlar da değişti. Birlikte oynanan oyunların yerini bireysel oyunlar aldı. Çocuklar için hazırlanan bilgisayar oyunlarının pek çoğu tek başına oynanıyor. Pek çoğu şiddet içeriyor ve puanlarınızı hızınız belirliyor. Zaman zaman tarafların ikiye bölündüğü bu oyunlarda ne kadar çok vuruş yaparsanız o kadar çok puan alırsınız. Sanal silahlarla yapılan bu vuruşlarla zihnen gerçek bir savaş da yaşanabilmektedir.

Takım sporlarının yerini de hızla bireysel sporlar ve teke tek mücadele edilen oyunlar alıyor. Kişisel donanım ve güç artık her şey sayılıyor. Kişisel olarak donanımlı olmak her ne kadar güzelse de bireyi paylaşım duygusundan uzak tutmaktadır. Bu ise yaşam içinde diğer disiplinlere uymakta ve sosyal yönden pek çok şeye karşı yabancılaşma yaratmakta. Her şeyin “en” noktasına taşınması, çocukları daha ilkokul çağında bir yarışın içine çekiyor. Artık hepimiz, kurstan kursa koşuşturan çocukları yakından görüyoruz.

Benzer bir değişimi çocuk kitaplarında ve çizgi filmlerde de görmek mümkün. Keloğlan’ın iyilikle dolu saf maceralarının yerini Harry Potter, Dijimonlar aldı. Özellikle çağımızda beklenen çocuk tipine uydurularak, modern giyimli, gözlüklü tiplemeler geliştirildi. Beklenildiğinden daha fazla çalışkan, bilgili ve büyüsel güçleri kullanabilen bu kahramanlar, büyük kurtarışlara imza atıyorlar. Yeryüzünü kötülükten temizlemek, için büyüsel güçlerini kullanıyor, diğer çocukların yapamadığı pek çok şeyi yapabilir hale geliyorlar. Böylece çocuklar için olağan olmak yerine olağanüstü bireyler olmaları gerektiğiyle ilgili güdülenme yapılıyor.

Bilgiye ulaşmak konusundaki farklılığın da kolektif olmaktan çıktığını söyleyebiliriz. Kütüphanelerdeki kaynakların yerlerini “ödev yapma” siteleri aldı. Yaşasın Google! Aradığınız her konuya “goog”layarak ulaşabilirsiniz. Tabi üyelikle ve abone yoluyla da pek çok site bu konuda hizmet veriyor. Yeter ki neyi nerede bulabileceğiniz bilin. Elimizdeki ödev başlıklarıyla kütüphane memurları aracılığıyla yapılan ödev zamanı çoktaaan bitti. Tozlu raflar arasından bulunan ve mürekkep kokulu kitapları karıştırarak ilgili olabilecek sayfalara göz gezdirmek yok artık.

Arkadaşlıklar konusunda da durum bundan farklı değil. Hem büyüklerin hem de küçüklerin katılabileceği pek çok arkadaşlık siteleri var. Hangi konuda neyi konuşmak istiyorsanız ciddiyetleri birbirine benzer pek çok siteye ulaşmak mümkün. Eskiden çocukların oyunlarının bir parçası olan tekerlemelerin yerini artık chat dili aldı. Oyunsal bir hale gelen bu türden konuşmalarda sözcükler kısalıyor ve argolaşıyor.

Artık Mendil oyunlarındaki “el ele eşkom” yerini “eleleescom” a çoktan bıraktı.

Değişen dil ve oyunlar içinde ya biz, hangi oyunun içinde olduğumuzu fark edebiliyor muyuz?

Zehra Çam