Edebiyattaki Özel Günlerin Anlamı Nedir?

0
76

Çağımızda yaşamın hız nedeniyle günlük yaşam içindeki yaşama değer katan pek çok şeyi atlayabiliyoruz. Sonra da yaşanan önemli olayları hatırda tutmak ve yararını kalıcı kılmak üzere çabalar sarf ediyoruz.  Belirli haftaları ve günleri anmanın temel sebebi budur. Ne var ki zaman içinde bu günlerde yapılan çabada, anlamın içi boşalarak hamasi bir duruma, ya da mistik bir boyuta ulaşıyor. “O” gün yapılacak program, anlamın önüne geçerek ve anlam aforizmaya uğruyor.

Edebiyatta da zaman zaman bazı günler, yazarları anma ve sanatı konuşmak üzere özel fırsatlar yaratır. Batılılar yazarlarını doğum yıldönümleriyle anar. Bizde ise ölüm yıldönümlerini anmak daha yaygındır. Bu günler bazen de haftalara hatta bütün bir yıla taşınarak ilgili konuda bilgi üretmek için fırsat yaratır. Türkiye’de yerli yazarlarımızca ve Edebiyatçılar Derneği’nin dünya gündemine taşıdığı iki önemli olay var. Dünya Öykü Günü, Ve Dünya Şiir Günü. Dünya şiir günü. Dünyadaki kültürel değişimin, tüketim ve hıza dayandığını biliyoruz. Kültürel alanda  kalıcı bir bellek yaratma; yeni alışkanlıklar  edindirme ve edebiyatın, tanınması, yayılması ve paylaşımı için atılan bu adımlar kayda değer bir atılımdır. Çünkü git gide edebiyat dünyası da, dünya çapında belirli anlayışların egemenliğine girme eğilimi göstermektedir.

Dünya Şiir günü, ilk kez 1998 de dünya çapında kutlanmaya başlandı.  Bu konuda ilk kez yazarlarımız, Günseli İnal ve Tarık Günersel çeşitli çalışmalarda bulundu.  PEN Yazarlar Derneği bu öneriyi UNESCO’ya sundu . UNESCO 1998 yılında bu çalışmayı onaylayarak 21 Mart’ı Dünya Şiir Günü olarak ilan etti. O günden beri ülkemizde ve değişik ülkelerde yapılan şiir etkinlikleriyle kutlanıyor.  Edebiyatçılar Derneği yaptığı çalışmalarla 14 Şubat Dünya Öykü Günü ve 21 Mart Dünya Şiir gününü kabul ettirmiştir.

“14 Şubat Dünya Öykü Gününde ise, yazar Özcan Karabulut ve arkadaşları, öykü konusunda ulusal bir etkinlik yapmayı hayal ederler Bu istemle beraber  “Ankara Öykü Günleri” doğar. Sonra bu etkinliğin benzerleri  değişik illerimizde yapılamaya başlandı.Bu günler daha sonra bir sıçrama göstererek,  Hollanda’nın üç, Almanya’nın beş altı kentinde de yapılmaya başlandı.. Bu çalışmalar 14 Şubat Dünya Öykü Gününün de oluşmasını sağladı. 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün Uluslararası PEN tarafından kabul edilmesi için proje il kez Türkiye PEN Merkezine sunuldu. Sonuçta, Uluslararası PEN Delegeler Meclisi 2004 yılında 14 Şubat’ın Dünya Öykü Günü olarak kutlanmasını kabul etti, Çeviri ve Dilbilimsel Hakları Komitesinin kararlarından biri olarak. 14 Şubat Dünya Öykü Günü’nün bu yıl UNESCO’nun Kültür Takvimi’ne alınmasını bekleniyor.

Edebiyat çevrelerinde bazı yazarlarımız “Dünya Öykü Günü” yada “Dünya Şiir Günü” nde etkinlik yapılmasını onaylamıyor. Mevcut törenlere bir de şiir ve öykü günümü girer deniyor.  Hatta bazı yazarlarımız, edebiyatın “roman”ın merkezinde ya da etrafında döndüğünü söyleyerek bu günler aracılığıyla, bir uydurmasyon içine girildiğini söylüyorlar. Ancak ünlü şair ve öykücüler isimlerini tarihe bir dipnot olarak bırakmıştır. Homeros, Yunus Emre vb ni hadi anmayalım. Neruda, Marquez, Poe ve Maupassant veya Çehov’u nereye koyacağız.

Diğer bir itiraz ise bu gümlerin törenlere dönüştürüldüğü. Törenlerin çoğu kez içinin boşalttığına daha önce değinmiştim. Ancak bu yükü, uygulayıcılarına bırakmak gerekiyor, yoksa bütün her şeyi törenseldir diye reddetmemiz de bizi doğru sonuca götürmeyecektir. Kaldı ki Dünya Şiir ve Öykü gününde herhangi bir şeyin kutsanması söz konusu değil. Üstelik bu günlerin aracılığıyla kendi yazarlarımızca adımı atılan bu uğraşın, hem ülkemiz hem de dünya edebiyatı adına yeni eserlerin oluşumunu hızlandırdığını söyleyebiliriz. Çünkü bugünlerin sonucunda oluşan birçok çeviri anlaşmaları oldu. Bunun sonucunda da hem dilimize hem de dilimizde başka dillere çevrilen eserlerin oluşmasıyla sonuçlandı. Bu nedenledir ki Dünya Öykü, Dünya Şiir Günü’nü sanki popülist bir yaklaşım gibi değerlendirerek yok sayma çabası, işin içeriği ve sonuçlarına bakılmaksızın kestirmeden yargılara varmaktır. Bu da kişinin kendi kendine koyduğu bir engelden başka bir şey değildir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here