ARAŞTIRMANIN YENİ HALİ: GOOGL’AMAK

0
113

Tarih boyunca insanın eşyaya hâkimiyeti güç alanlarını belirledi. Avcı için ok, çiftçi için saban, zanaatçı için demir vd. gücün anahtarları oldu. Sözlü kültür, yazının ve daha sonra matbaanın bulunuşuyla, yazılı kültürün ardında kaldı. Sanayi devrimiyle birlikte eşyaya sahip olmak kadar bilgi de güç konusunda, önem kazanmaya başladı. Günümüzde ise bilgi gerçek bir güce dönüştü. Özellikle Bilgisayar teknolojisinin artması, bilgi akışını hızlandırarak neredeyse sınırları ortadan kaldırdı. İnternet ağı dünyanın öbür ucunu, burnunuzun dibine getirebilir. Oturduğunuz yerden Amerika ya da Hindistan’daki bir kütüphanede aradığınız kitaba, merak ettiğiniz bir konuda sayfalarca dokümana birkaç saniyenin içinde ulaşabilirsiniz.Bunun için yapmanız gereken şey, www.google.com’a tıklamak. Google firmasının kendi deyimiyle googlamak.

Googlayarak neler yapılmıyor ki. Seyahat etmek istediğiniz bir ülkedeki şehrin mahalle mahalle krokisini bulabilir, uçak biletinizi alabilir, rotanızı belirleyebilirsiniz. Çocukların ev ödevlerinden, akademisyenlerin araştırmalarına kadar olanak var. Google’da bilgi bulmak kadar, gelişimi de ilginç bir seyir izlemiş. Siteden memnun olan kullanıcıların eş, dost, akrabalarına haber vermesiyle tamamen ağız yoluyla büyük bir alana yayılmış. Günümüzde büyük şirketlerin reklam ve pazarlamaya ayırdığı parayı düşünecek olursak çağımızın mucizesi de diyebiliriz.

Koridor Yayıncılıktan çıkan, David A Vise’nin yazdığı Gökçen Köse’nin Türkçe’ye çevirdiği,  Google hikâyesi: googlenin bu serüvenini anlatıyor. 1998 yılında Sergey Brin ve Larry Page adlı kişiler Stanford üniversitesinden kendi deyişleriyle dünyayı değiştirmek için ayrılırlar. Amaçları; internet ortamında ücretsiz bir şekilde her türlü bilgiyi düzenleyen bir arama motoru geliştirmektir. Pek çok çabadan sonra bu gerçekleşir. Hisse senetlerinin değeri General Motor ve Disney’den daha fazla. Kitap boyunca adım adım bu gelişme heyecanla okunuyor. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise googledan daha fazla nasıl yararlanabileceğimizle ilgili yirmi üç ipucu verilmiş, onlardan birkaçına değinmek istiyorum.

Bunlardan ilki Google telefon defteriniz olabilir. Arama kutusuna kişinin adını, şehrini, oturduğu semti yazın, google size telefon ve adres listesini hemen çıkarsın. Ya da sadece elinizde numara varsa onu yazın size diğer bilgiler gelecektir. Google bir hesap makinesi olabiliyor. Arama kutusuna bir matematik problemini ister sözel, isterseniz rakamlarla yazarak ya da karma halde hesaplama yapabilirsiniz. Google’da bir iki kelimelik aramalarda bile çok sonuca ulaşmak mümkün. Kesin sonuçlar için tırnak işareti kullanmak da önemli bir ipucu. Bu yöntemle dizesini bildiğiniz bir şiirin ya da şarkının tamamına ulaşmanız mümkün. Google, İngilizce sözlük olarak kullanmak da mümkün. Aradığınız sözcüğün başına define(tanımla) yazdığınızda sözcüğün tanımı çıkıyor. Googlenin bir kolaylığı da büyük ya da küçük harfin önemli olmaması. Çoğul kelimeler yerine bir kelime yazsanız bile o konuya bağlantılı diğer sonuçlar da gelmekte. Dans yazdığınızda dansçı ve dansçılar yazmanıza gerek yok, bütün sonuçlar bir listede verilebiliyor.    Resim bulun Bölümünde ise şu açıklama yer alıyor. Paris Hilton’un mu, yoksa Paris Hilton Hotel’in resmini mi arıyorsunuz. Arama kutusunun üzerindeki grafikler bağlantısını tıklayın aramanızı girin, veritabanında bulunan bir milyar grafikten aradığınıza en uygun olanları bulun. Harita ve karayolları, uydu görüntüleri, hava durumu, vb konuların yanı sıra çabuk aramalar içinde kitapta önemli ipuçları var.

Sanırım Google önümüzdeki günlerde de e-posta konusunda da öne geçecek. Çünkü yavaş yavaş arkadaş tavsiyesiyle edinilebilen gmail adresleri yaygınlaşıyor. Türkçe sitesinde de çok geniş olanakları var.

Her çağ kendine göre eylem biçimi geliştiriyor. Bilginin güç olduğu çağda sanırım bize de googlamak düşüyor.

2 Ağustos 2006 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here