ANTAKYA EDEBİYAT GÜNLERİ

0
131

Batı Avrupa ülkelerinden birinde bir gün okuldan dönen çocuğuna annesi: “Bugün okulda neler oldu, günün nasıl geçti”. Çocuk: “çok güzel geçti. Yeni bir arkadaşım oldu. Birlikte çok güzel oynadık.” Anne: “Arkadaşının rengi neydi?” Çocuk “bilmiyorum. Fark etmedim. Yarın bakarım” der.
Bende ne zaman uluslararası bir etkinliğe katılsam aynı şeyi hissederim. Edebiyatçılar Derneği tarafından düzenlenen 21-26 Nisan 2005 tarihlerinde gerçekleştirilen 3. Antakya Uluslararası Kültür, Sanat ve Edebiyat Günleri” de benzeri duyguları yaşamama neden oldu. Dillerimizi anlayamamanın verdiği zorluk olmasa tüm insanların birbirini anlamasının kolay olduğunu düşünürüm. Oradaki yazar dostların, gözlerden yayılan sevgi ışıkları insanların ve halkların birbirine ne kadar kaynaşmaya hazır olduğunun göstergesiydi.
Edebiyatçılar Derneği’nin, 2004 yılından bu yana hayata geçirdiği, “Komşu Edebiyatlarla Buluşma” başlığı altında ve bu seneki temanın: “Ortadoğu Edebiyatları Buluşması” olarak belirlenen etkinliğe, Suriye, Mısır, Ürdün, Filistin, Irak, İran, Lübnan, Azerbaycan, Kıbrıs’tan çok sayıda konuk edebiyatçı katıldı. Etkinliğin Onur Konuğu, Arap Yazarlar Birliği Başkanı Dr. Ali Akle Orsan idi. Suriye’den, Nazmiye Ekrad, Meryem Hayırbek, Nadya Host; Filistin’den, Abdulkerim Abdurrahim, Mahmut Hamid, Salih Havvar, Abdurrahman Güneyn, Halid Ebu Halid; İran’dan Mustafa Mestur; Ürdün’den, İbrahim El Hatip; Mısır’dan, Zeynelabidin Fuat; Azerbaycan’dan, Arif Emrahoğlu; Kıbrıs’tan İsmail Bozkurt Ülkemizden: Haydar Ergülen, Hayri K. Yetik, Hüseyin Ferhad, Muharrem Erbey, Selma Ağabeyoğlu, Ayten Mutlu, Özgen Seçkin, Aydın Şimşek, Özcan Karabulut’un da bulunduğu, 40 dolayında edebiyatçı yer aldı. Eskişehir’den şair ve yazar Zehra Çam ve Çocuk Yazar Şükran Kara katıldı.
Ercan Karateke’nin yönetimindeki panelde Şükran Kara “Harry Potter” konusunda hazıladığı bir konuşma yaptı. Nazmiye Ekrad (Çocuk kitabı yazarı) ve Meryem Hayırbek, Şaban Akbaba ve Yaşar Bodur’da çocuk edeniyatının genel sorunları üzerinde durdurlar. Bu panelde: Harry Potter vb. olan çizgi film ve animasyonların fantazyanın kötüye kullanılarak, mistik öğelerle bezenip, kolaycılığı önermesi ve şiddet içermesiyle tüm dünya çocuklarını tehdit ettiği bir kez daha açığa çıktı.. Arap ülkelerinde de bu tip kitap ve çizgi filmlere ilginin kaygı verici olduğuna da dikkat çekildi.Aynı gün öğleden sonra “Ortadoğu’da Barış Kültürü ve Edebiyat” konulu panelde Şefik Zan, Mehmet Tekin (Araştırmacı, yazar), Ali Akle Orsan (Arap Yazarlar Birliği Genel Başkanı), Nadya Host (Tarihçi yazar-Suriye) Hayri K. Yetik, Halid Ebu Halid (Filistin Gazeteci ve şair) ve Edebiyatçılar Derneği Gen Başkanı Gökhan Cengizhan katıldılar. Konuşmalarda genel olarak son günlerde Ortadoğu’da gelişen olaylar değerlendirilirken, Edebiyat ve sanatın halkların birbirini anlamada ve genel önyargıların kırılıp barışsever tutumu nasıl geliştirdiğine dikkat çekildi.
Antakya’nın eski bir konağı restore edilerek şehre bir kültür merkezi olarak kazandırılan “Saklı Ev” de gerçekleştirilen Şiir Dinletisinde İran. Suriye, Filistin, Lübnan, Irak, İran,Ürdün, Azerbeycan ve ülkemizden katılan şairlerin şiirler, zaman zaman tercüme edilerek Arapça, Farsça, Kürtçe ve Türkçe şiirler okundu. Bazı şiirler tercüme edilmese de şiirin o kendine has müziği, sanatın evrensel duyumlara açık olduğunu gösterdi.
23 Nisan günü Eski Antakya evleri, Mozaik Müzesi ve Sen Piyer Kilisesi gezildi. Dünyanın ikinci Mozaik Müzesi sayılan müzede, Med-pers, Asur, Babil, Yunan ve Roma uygarlıklarına ait eserler yan yana sergileniyor. Bu gezimizde Tarihte önemli medeniyetlerin bu topraklarda yeşerip solduğuna bir kez daha tanık oluyoruz. Bununla birlikte, kültürel varlıklarımızı koruyamadığımız gerçeği de hemen fark ediliyordu. Bazı Roma heykellerinin başı yoktu. Çünkü bir heykelde para ede en önemli yerin baş kısımdır. Mozaikler aslına uydun düzenlenmişti. Ancak büyük bir kısmı savaş zamanlarında Fransız ve İngilizler tarafından götürüldüğü de dile getirildi. Savaşların yalnızca toprağın ve paranın el değişimine değil, kültürel talan için de fırsat olarak değerlendirildiğine tanık oluyoruz.
3 Antakya Edebiyat günlerine Antakya Belediyesi, Mimarlar Odası ve şehrin ticari kuruluşlarından kırk altı kurum katkı vermiş. Şehir neredeyse o günlerde Edebiyat Günleri için bir arada gibiydi. Etkinlikler ortalama 300 kişiyle izlendi. Organizasyonun mimarı Edebiyatçılar Derneği Temsilcisi Mehmet Karasu, başarıyı sahiplenmeksizin, alçakgönüllü tavrıyla örnek oldu.
Cumartesi günü yapılan öykü panelinde ise, Özcan Karabulut yönetiminde İsmail Bozkurt Kıbrıs Edebiyatının dokusunu anlattı. Ayrıca öykü konusundaki Türkiye ve Kıbrıs’ta son zamanlardaki gelişmeler değerlendirilip, İran, Kıbrıs, ve Türkiyeli yazarlar kendi öykülerini okudular. Özellikle İran’lı yazar Mustafa Mestur’un modern öyküsü büyük beğeni topladı.Öykü okuma saatinde verilen ara da Türkçe ve Arapça barış şarkıları söylendi.
Samandağ gezisinde de duygulu anlar yaşandı. Kentleşmenin bozmadığı doğa güzellikleri ve henüz ortaya çıkarılmamış bir çok ören yerinin varlığı gözlendi. 26 Nisan’da ise Arap Ressamlar Birliği ve MKÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nin ortak karma resim sergisinin açılışı yapıldı.
Bir gezi anlatılacağı zaman “Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat” denir ama ben yöresel yemeklerinin de tadılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle biberli ekmek ve peynirden yapılan salatalar ve humus iştah açıcıydı.
Antakya Edebiyat Günleri, kültürel zenginliği duyumsama ve insanlar arasındaki anlaşmanın dile, dine, ırka dayalı olamayan sevgi paylaşımını ortaya serdi. Oradan dönüşümde Arapça söylenen şarkılar, okunan şiirler ve dost yüzler, bir gülümsemeyle yüzüme düşüyordu…

8 Mayıs 2005 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here