ANKARA VE ESKİŞEHİR ÖYKÜ GÜNLERİ

0
123

Öykü insan yaşamında varoluşundan beri önemli bir yer tutar.  Öyle ki Şehrazad ölüm hükmünden hikâyeler anlatarak kurtulmuştur. Gerek sözlü kültürde gerekse de yazılı kültürde öykünün ayrıcalıklı bir yeri vardır. Ülkemiz edebiyatında öykünün bu denli önemli sayılmasında ve yaygınlaşmasında Özcan Karabulut ve Arkadaşlarının yıllar önce başlattıkları “Ankara Öykü Günleri” nin yeri tartışılamaz.

Ankara Öykü Günleri yerel olarak başlayan bir çabanın katlanarak ve büyüyerek ulusal ve uluslar arası boyuta ulaşmıştır. Bu nedenle yerel çabaların ne kadar yerinde olduğunun da bir kanıtıdır. Yerel çabaların çoğunda,  insanlar ya birbirlerini pohpohlayıp dururlar ya da gelişimin şu veya bu biçimde tıkanarak sekteye uğrar ve sonunda da biter. Ankara Öykü Günlerinde ise başlangıçtan itibaren yerel çaba ulusal olanla birleştirilmiş olup, PEN aracılığıyla uluslar arası girişimlerde bulunulmuş ve 14 Şubat Dünya Öykü Gününün doğmasıyla sonuçlanmıştır.

Bu yıl onuncusu yapılan Ankara Öykü günler 1-5 Haziran arasına yapıldı. Programda Firuzan Onur Ödülü aldı. Doğan Hızlan ve Eugene Schoulgın de onur konukları olarak yer aldılar. Yetmişe yakın katılımcıyla gerçekleşen etkinlikte öykü ve öykücünün sorunlarına inildi. Firuzan’ın yapıtları ve edebiyattaki yeri çeşitli panellerle birlikte ele alındı. Bu yıl kaybettiğimiz Erdal Öz etkinlikte tüm yazarlar tarafından üzüntüyle anıldı. Ankara Öykü günleri gelişimini devam ettiriyor. İki gün izleme olanağı bulduğum öykü günlerinin sonucunda edebiyatımızın kalbinin Ankara’da attığını hissettim. Suriye, Bosna-Hersek, Makedonya, Avustralya, Finlandiya, Kanada ve Norveç’ten konuklar vardı. Böylece edebiyat içinde çağdaş öyküye ait örnekleri izleme olanağı bulduk.

Eskişehir Sanat Derneği yeni adıyla Eskişehir Kültür ve Sanat Derneği bugüne kadar Eskişehir’de edebiyatın yapılanmasında önemli adımlar attı. Yunus Emre Şiir Buluşmaları, Sanat Günleri ve Öykü Günleri önemli çalışmalardan oluştu. Yerel çabalar genişleyerek ve katlanarak büyüdü. Gerek Sanat Günlerinde gerekse Yunus Emre Şiir buluşmaları ve Öykü Günleri ulusal olanla birleştirildi. Edebiyatçılar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasıyla işbirliği yapılarak ulusal katkı sağlandı. Sanat Günlerinde de şehrimizdeki değişik derneklerle işbirliği yapılarak önemli konuları içeren, içerikte zengin paneller söyleşiler ve gösteriler yapıldı. Eskişehir Sanat Derneği büyük taşları yerine yavaş yavaş oturmaya başlamıştı. Bu yılki öykü günlerinde; öykü yarışmasının ulusal boyuta taşınmasının olumlu bir adım. Gelen konuklara Yazılıkaya gezisinin düzenlenmesi de yerinde bir etkinlik. Ne var ki “Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük kentlerde kutlanan öykü günlerini biz de yapıyoruz” demek yetmez. Bu yılki etkinlikte yerel unsurlara önem verilmiş. Adana’dan Özgür Pencere ve Şiir Akademisi internet dergilerinin katılımı sağlanmış. Yerel unsurların birbirlerini tanımak için böyle bir olanağın yaratılması olumlu olmakla birlikte, ulusal yazarlara yeterince yer verilmemesi üzücüdür. Program içerik olarak zayıftı. İki günlük öykü günlerinde öyküye ilişkin bir tek panel yok. Bir işe girişildiğinde o işi kuranlara ve önden gidenlere saygı vardır. Edebiyatçılar Derneği, Öykü ve Öykü gününü yerellikten Ulusala taşımış bir kurumdur. Öykü Günleriyle ilgili yaptığı çalışmalar model niteliğindedir. İsmi alıp modele uymamak yerinde midir değerlendirmek gerek.   Ödüller konusunda da bir gerileme var. Geçen yıl İnci Aral’a verilen ödül bu sene kime verildi. Büyük adımlar atmak çok önemlidir. Ancak böyle bir adım atmak, sonraki adımların belirleyicisidir. Bu tip çalışmalarda yapılan işin gerisine düşmemek gerekir. Ulusal olanı reddetmek, hiçe saymak ve bir işin kurucularını görmezden gelerek sanatta bir şey yapılamaz. Sanat üretiminde dostluklar kurmak önemlidir, birlikte laylaylom yapmak için fırsatlar yaratmanın da birleştirici bir yanı vardır. Ancak katılımcıların yolunu tıkamak, gelişimlerini önleyerek ulusal olanla birleşmelerini engellemek, sanatı ve insanı sevmenin dışında bir davranıştır. Niyet iyi olsa bile özensizlik incitici sonuçlar doğurur. Popüler kültürün boy göstereceği yer bunu üstlenen kurumların işidir. Sanat Derneği kendi geleneğini zedelemiştir. Umarım Yeni Başkan Ali Gültekin dönemi,  Sanat Derneği’ndeki bu kayıpları giderir ve Sanat Derneği’nin çabaları eskiden olduğu gibi ulusal saygınlığına kavuşur.

14 Haziran 2006 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here