Anadolu Gazetesi Üç Yaşında

0
95

Aziz Nesin bir yazısında günlük gazetelerde yazılan yazıların ömrünü bir kelebeğin ömrüne benzetir. Peki ya bir gazetenin ömrü ne kadardır. Ya da yerel bir gazetenin her gün devleşen patronlaşma karşısındaki çabası yerini nasıl bulabilir. Yerel unsurların kendilerini var edebilmesi kişisel çabalarla yürüyor. Bu çabanın içinde atılan adımın sürdürülmesi adeta bir hayalin peşinden gitmeye benziyor. Bu durum yayıncılık açısından da geçerli.

Kayıtlara göre Eskişehir’de ilk gazete 1908 yılında “ “Nimet” adıyla çıkıyor. O günden bugüne kadar iki yüze yakın gazete yayın yaşamına başlıyor. Bugün ise sadece birkaç tanesi ayakta. Özellikle son yıllarda yayın yaşamına atılan pek çok isim var. Ancak bir gazetenin yayın yaşamına başlamasından daha çok sürdürebilirliği önemli. Gazeteciler Cemiyetinin yayımladığı 50. yılda Eskişehir adlı kitapta 1998-2000 yıllarında yayımlanmaya başlayan yirmi altı gazeteden sadece Eskişehir Yeni Bakış Dergisi yayın yaşamına devam ediyor. Diğerlerinin ise kapandığını görüyoruz. Kapanan dergi ve gazetelere baktığımızda çoğunun yeterli kadro, sermaye; mesleki bilgi ve girişim eksikliğinden sona erdiğini görüyoruz. Yayın yaşamını sürdürebilmek yalnızca heves ve istekle olması mümkün değil. Ya da kısa dönemde söyleyeceğimiz birkaç sözü söylemiş olmanın getirdiği memnunluk da bu çaba için yeterli değil.

Anadolu gazetesi de 10 Mayıs’ta yayın yaşamında üçüncü yılını doldurdu. Kurulduğu ilk günden bu güne kadar iddialı çizgisini de koruyor. Ayrıca çevre illerde de okuyucusu bulunduğunu ve haberlerinde de yer verdiğini düşünecek olursak bir bölge gazetesi ihtiyacını da karşıladığını söyleyebiliriz.

Bunların yanı sıra Anadolu Gazetesinin önemli bir farkı da “Özgür Basın” ilkesine vefasıdır. Özellikle yazarlar açısından. Çünkü bu güne kadar kendi ilkelerinden ödün vermeden yazarlarının içerik ve üslubuna müdahale etmemiştir. Okuyucuların da fark ettiği gibi yazan arkadaşlarımız özgür iradelerince ve görüşlerine göre yazılarını yazmaktalar. Anadolu ailesi farklı görüşleri ve duruşları kendi bünyesinde hoşgörüyle işlevselliğe dönüşmüştür. Bunun için gazetemiz yönetimine buradan teşekkür ederim. Anadolu çalışanlarının başka bir özelliği de kurulduğu günden bu güne kadrosunda fazla bir değişiklik yapmamasıdır. Üç yıldır yol arkadaşlığı sürdüren Anadolu çalışanları arasında da yakın bağların olması, gazetenin “yalnızca çalışılan bir yer” olmaktan çıkarmıştır. Pek çok gazetede önemli günlerde yazarlar hatırlanmaz ve hatta yazanlar birbirlerini tanıma fırsatı bulamazlar. Ancak Anadolu yazarları ve çalışanları için bunu söylemek olası değildir. Bununla birlikte aramızdan ayrılan arkadaşlarımız da var. Burada Ünsal Dalgın’ın anısını yâd ediyorum.

Yayın yaşamına başladığı günden bu güne kadar aynı fiyatla okuyucuyla buluşması Anadolu Gazetesinin okur merkezli bir gazete olduğunu da gösterir. Çünkü bilgi edinebilmek kadar bilginin ulaşılabilirliği ve elde edilebilirliği de çok önemli. Bu açıdan da Anadolu gazetesi Okuruyla yazanıyla ve çalışanıyla bütünleşmiş bir gazete.

Yazılan her yazının ömrü bir gazete içinde az gibi görülse de tarihe düşülmüş bir nottur. Anadolu gazetesi üç yıldan beri yayın yaşamında Eskişehir basınındaki yerini aldı. Ele aldığı pek çok olayla da Eskişehir’in tarihini oluşturan olaylar için belgelik görevini de görüyor. Bundan sonraki çalışmalarının da gelişerek ve çoğalarak devam etmesi dileğimle

Zehra Çam

13 Mayıs 2007 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here