KALDIRIM TAŞLARI VE MAKARNALAR

0
9

 

Bir kaldırım taşı nerelerde kullanılabilir. Birçoğumuzun aklına doğal olarak kaldırımlar veya inşaat gelir. Makarna dediğimizde ise güzel bir yemek düşünürüz. Ne zaman çocukların yaptığı elişi ve resimlere baksam coşkulanırım. Çocukların yaratıcılıkları çoğu zaman şaşırtıcıdır. Onların yaratıcı dünyasında her malzeme düşlerinin bir parçası haline geliveriyor.

Bir komşumun çocuğu, yıllar önce kapının önüne büyükçe bir karton kutu, kutunun içine de bisikletini koymuştu. Neden böyle yaptığını sorduğumda arabama garaj yaptım demişti. Japonya’da karton kutu anaokullarında yaratıcılıkla ilgili malzeme olarak kullanılıyormuş. Karton kutuların yanı sıra pek çok plastik çatal, kaşık ve kullanılabilir nesnelerden çocukların hayal gücünü harekete geçirerek bir şeyler yapmaları sağlanıyor.

Geçen yaz resim yaparken apartmanın çocukları “ Zehra teyze bizde resim yapmak istiyoruz” diyerek yanıma geldiler. Baktım benim tuvaller tehlikede. Ancak boyalarımı ortak kullanmaktan kaçış görünmüyordu. “Herkes boyayacak bir şey bulsun bakalım” dedim. Birkaç dakika sonra bahçe kenarında kullanılmayan kaldırım taşlarından hepsi birer tane alıp geldiler. “Biz taşları boyayacağız” dediler. Doğrusu bu ya kabul etmekle birlikte neler yapacaklarını merakla bekledim. On beş yirmi dakika sonra kimisi, yaş pasta kimisi, mücevher kutusu, kimisi ayna olarak düşleyerek boyamıştı. Tasarımlarına dahil olmasa da annelerinin denetimindeki elbiseleri, elleri ve yüzlerinin bir kısmında da yeni desenler mevcuttu. Doğrusu bu ya onlardan çok ben eğlendim.

Anaokullarının ve ilköğretim öğrencilerinin yıl sonu sergilerini gezmeyi çok severim. Atayurt Kolejinin bu seneki anaokuluna ait sergide de çocuklar çok güzel şeyler yapmışlardı. Makarna ve mercimekler boyanıp yapıştırılarak, resimlik mumluk gibi pek çok yeni objeler üretmişlerdi. Bunların bazıları kullanılabilirse de bazıları da güzel oyuncaklar olarak karşımıza çıkıyorlardı. Tabii çocukların bilimsel buluşlar yaptıkları çalışmalar da ayrıca çok çekici. Gerçekten yaşama ait sorun ve keyiflerin yalnızca büyüklerin değil, çocukların dünyasında da yerleri olduğunu gösteriyorlar. Bütün bu çalışmaları da oyun tadında yapmalarıysa ayrı bir güzellik.

Oyuncaklar ve oyunlar bir çocuk ne kadar önemlidir. Oyunlarla büyürken, düşünme, muhakeme etme, ritim, takım ruhu, bireysel kararlar alma gibi pek çok yeteneklerin gelişmesine katkısı olur. Oyun bu açıdan çocukların yaşam deneyimlerindeki tutumlarını da belirleyebilir hale gelir. Bir çocuk için: öğrenmektir oynamak. Bir oyunda büyümektir oynamak. Her şeyden önemlisi yaşamaktır oynamak…

Çağımız hız çağı. Bilgisayar ve pek çok bireysel oyunu heyecan duygusunu harekete geçiriyorsa da fayda-zararları tartışmalıdır. Oysaki bireysel ya da grup içinde yaratıcılığa dayalı çalışmalar çocukta öğrenmeyi keyifli hale getiriyor. Büyüyünce kotlanmış bilgilerle tekdüze düşünmeye öylesine dalıyoruz ki yaşamımızdan neler eksildiğini fark edemiyoruz bile. Özellikle aklın denetiminin kurallar ve şartlı önermelere bağlanması duyularımızın giderek zayıflamasına yol açıyor.Eşyanın kullanımın işlevsellikle sınırlamaya başladığımızda da yaratıcılıkla ilgili bilgi ve becerilerimiz giderek azalıyor. Pek çok hanım birkaç çeşit kek yapabilir, aynı yemekleri pişirir hale geliyor. Evlerimiz benzeri olan aynı eşyalarla döşeniyor. Giyimimiz kuşamımız da öyle. Bu sene kırmızı modaysa kırmızılara bürünüyoruz, mavi modaysa mavilere. Ama maviyi mi severiz kırmızıyı mı bunu pek sorgulamayız. Bize yakışıp yakışmadığına bakmadan, model dergilerindeki mankenlere ve idollerimize benzemeye çalışır dururuz. Ancak biz neyi severiz sevmeyiz. Kaçımız bilebiliyor.

Böylece büyüklerin dünyasında kaldırım taşları kaldırımlarda, makarnalar mutfakta kalır.

Ya sizinkiler nerede?

3 Ağustos 2005 Çarşamba Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here