BİLGİ BÜYÜ MÜDÜR?

0
9

Yolda gidiyorsunuz arabanız aniden stop etti. Makine bozuldu… Bütün bu olaylara baktığımızda küçük bir makine parçasının ya da aksamının arızaya neden olduğunu görürüz. Hemen ustasına gider onarımını yaptırır, parçayı değiştirtir o makineyi tekrar kullanmaya başlarız. Eskilerin “alet işler el övünür” sözünden de anlaşılacağı gibi alet, makine bizim övünç kaynağımızdı. Ancak günümüzün övünç aracı artık makineler değil bilgidir. Fabrikalar önemini korumakla birlikte bilgi daha da önemli hale geldi.

İş dünyası her gün kendini yenilemekle yüz yüze. En yeni teknolojiye yetişmek, ürün kalitesini yükseltmek, maliyetleri azaltmak her gün masaya düşen sorunlar arasında. Bu sorunların hepsinin yönünü değiştirebilecek başka bir başat  sorun da “İnsan kaynağı” dır.

Yeni ürünleri internetten, sizinle görüşme yapan satıcınızdan öğrenip daha fonksiyonel daha ucuz ya da daha fazla dayanıklı olanı tercih ettiniz. Peki, bir iş başvurusunda bulunan benzer tahsil ve deneyime sahip görünen iki insandan diğerini neye göre seçerdiniz. Masanızdaki CV ler bize iş başvurusunda bulunan kişiler hakkında genel bir bilgi veriyorsa da son karar sözlü görüşmelerden sonra verilir. Satın alınan bir ürünün kalitesi çoğu kez markayla ölçülür. İnsan için ise günümüzdeki geçerlilik bilgidir.

Ancak bu bilgi yalnız mesleki bilgi değil, kişisel gelişeme dayalı bilgilerdir. Güzel konuşma, iletişim becerileri, problem çözmede ustalık, takım çalışmasına yatkınlık vs. İki kere ikinin dört ettiği genel olarak bilinir. Ancak bu iki kere ikinin dört ettiğini söyleme veya anlatabilme beceriniz kişisel gelişiminizdir. Bu nedenle bireysel gelişim konusunda insanın duygusal zekâsı, ayırt etme yeteneği, iletişim konularına önem verilmektedir. İki kere iki dört ettiğini hayatınızın bir döneminde öğrenir ve biliyor durumunda kalabilirsiniz. Oysaki bireysel gelişim yaşam boyu devam eden, kazandığımız zaman kalıcılığını garantileyemediğimiz, yenilenmezsek tekrar kaybedebileceğimiz bir yetiler bütünüdür.

Bireysel gelişimine önem veren insanlar eşit koşullara sahip diğerleri arasında tercih edilen duruma gelir. Bu işlerliği zaman içinde verim verdiğinde ise danışılan kişi haline gelir. Bireysel gelişim gösteren biri, genelde (emir alan olsa bile) yönlendiren ve yeni yollar açan bir rehber haline gelir. Yalnızca görev anlayışı içinde çalışmak yerine, yaptıkları işe farklılık katabilen insan haline gelebilirler.

Aklın kutsandığı çağ geride kaldı. İş dünyasında akılla birlikte duygusal zekânın da açığa çıkaran yönelimler rağbet görüyor. Bununla birlikte kişisel gelişim eğitimleri suiistimale açık bir duruma geldi. Size anlık ve yapay bir güvenlik hissi veren, kendini tanıma, bilme seanslarının sonunda bir de motivasyon şekeri yerseniz, işleri diğerlerine göre daha önde götürebileceğiniz güçlü olacağınız yönünde öğütler veriliyor. Aklın, duygunun ya da duyumlarımızın, sezgilerimizin “güç” odaklı kullanılması bu eğitimlerin ana hedefini gözden kaçırmaktır. Zira akıl veya  duygusal zekamızı problem çözmede ya da yaşamın hangi alanında kullanırsak kullanalım beceri ve deneyim kazanmanın ve ustalığımızı pekiştirmenin dışında kullanmak  nesnel olanın dışına çıkmaktır.

Yaşamın kendi içinde şiirsel bir büyüsü vardır. Ancak insan işini büyüyle yapmaya kalkarsa, kendini baştan yanlışlığa teslim eder. Yapay bir güvenlik duygusu da geçici olarak sizi “kendinize inandırır”, ancak yaşam bu türden mucizeleri pek az geçerli kılar. Çünkü başarı bazen madalyonun öbür yüzünü de görmeyi gerektirir. Kişisel gelişim konusunda çocuklardan anne babalara ve yaşamın diğer alanındaki tüm yetişkinler için dikkat edilebilecek bir unsur da budur. Kendini tanımak, yaşadıklarımızın deneyimlerimizin geriye dönük çözümlenmesiyle, ya da denenmiş bilgilerle karşılaştırma, kıyaslama ve gözden geçirip derin düşünmeyle olabilecek bir şeydir. Kendine güven ise neyi yapıp yapamayacağımızı bilmemizden ve ustalıktan geçebilecek bir şeydir.

Bu nedenle yapay bir güvenlik ve büyü duygusuyla elde edilen güven hissinde kapıyı bir gün açabilirsiniz. Bilgiyle şekillenen deneyimlerinizden elde edilen ustalıkla ise her zaman. İşte o zaman yolda kalsanız da, mevkiinizden olsanız da yola devam edebilirsiniz. Çünkü insan her şeyini kaybedebilir, ama deneyimini kimse elinden alamaz.

4 Şubat 2007 Pazar Anadolu gazetesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here